YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6116
KARAR NO : 2015/18941
KARAR TARİHİ : 28.10.2015
MAHKEMESİ : Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2014
NUMARASI : 2012/366-2014/663
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın, tespit edilen bedel süresi içinde depo edilmediğinden reddine karar verilmiş; hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kanunun 10/8. maddesinde “…kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak veya kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise, ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir…” hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece 17.03.2014 tarihli duruşmada hazır bulunan davacı idare vekiline tespit edilen bedeli depo etmek üzere 15 günlük süre verildiği,. 01.04.2014 tarihli duruşmada; bedelin bloke edilmediği anlaşıldığından davacı idare vekiline bu kez ikinci 15 günlük süre verildiği, duruşma tarihinin ise 16.04.2014 tarihine bırakıldığı, bu duruşmada ise bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanunun 92/1 .maddesinde de ” Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda 16.04.2014 tarihi itibariyle henüz idareye verilen süre dolmadığından sürenin dolması beklenip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.