YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14613
KARAR NO : 2015/29092
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılan Yılmaz Uzger’e gümrükte çalıştığını, adının Kurtuluş olduğunu, ucuza dizüstü bilgisayar bulabileceğini, isterlerse kendilerine satabileceğini söylediği, katılan Yılmaz Uzger’in şimdi alamayacağını söylemesi üzerine sanığın telefon numarasını bıraktığı, katılan Yılmaz Uzger’in diğer katılan oğlu ile konuştuğu oğlunun olumlu bakması üzerine sanığı telefonla arayarak anlaştıkları ve buluştukları, havaalanı dış hatlar bölümünde sanığa 975 TL para verdiği, sanığın geri gelmemesi üzerine emniyete başvurdukları, sanığın bir müddet sonra katılanı arayarak 450 TL daha para vermesi gerektiğini söylediği, katılanın sanığı yakalatmak amacı ile kabul etmesi üzerine buluştukları ve sanığın emniyet birimlerince yakalandığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kendisini Kurtuluş olarak tanıtarak, ucuz elektronik eşya temin edebileceğini söylediği ve katılanlardan 1075 TL aldığı, daha sonra paranın yetmediğini söyleyerek 450 TL daha istediği ancak parayı alamadan güvenlik güçlerince yakalanması karşısında, sanık savunması, katılan beyanları, tanık beyanı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi ve sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.