Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4142 E. 2015/5014 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4142
KARAR NO : 2015/5014
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

MAHKEMESİ : Salihli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2014
NUMARASI : 2013/579-2014/538

Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan, yukarıda tarih ve numarası yazılı, menfi tespit davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının borçlu bulunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından kötüniyet tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının, davalıdan 17.08.2012 tarihli sözleşmeyle araç kiraladığını ancak davalının kiralama sözleşmesi imzalanırken sözleşmenin eki imiş gibi bir senet imzalattığını, davacının araçla kaza yaptığını, davalının aracın kasko sigorta poliçesinden zararını karşıladığını ancak zararı giderildiği halde senedin boş kısımlarını doldurarak icraya koyduğunu belirterek araç kiralanırken alınan bonodan dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalının sulh ceza mahkemesindeki taraflar arasındaki hakaret davasında verdiği ifadesinde bononun araç kiralanırken kaza ihtimaline karşı alındığını kabul ettiği, taraflar arasında başka ticari iş bulunmadığı gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. HMK’nın 4. maddesinde ”Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler ” düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde ” Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
./..
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi