Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4044 E. 2015/4104 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4044
KARAR NO : 2015/4104
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2015
NUMARASI : 2013/476-2015/57

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi gereğince düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleştiğinden, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili, 01.09.2012 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsiliiçin tahliye istekli olarak takip yapmıştır. Mahkemece davalı borçluya yapılan ödeme emri tebligatının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden dava dilekçesinin 11.04.2014 tarihinde ceza evinde davalının bizzat kendisine, 09.01.2015 tarihinde de vasisine usulüne uygun tebliğ edildiği görülmektedir. Davalı borçlunun ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü bu tarihlerde öğrendiğinin kabulü gerekir. Ne var ki bu tarih itibariyle tebligatın usulsüzlüğünü yedi gün içerisinde icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp, tebliğ tarihini düzelttirmediği gibi, süresinde de itirazda bulunmadığından icra müdürlüğünce 06.08.2013 tarihinde yapılan tebligat geçerli hale gelmiştir. İcra mahkemesi ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamaz. YHGK.30.3.2005 gün ve 2005/6-190-220 ve 28.09.2005 tarih 2005/6-518-518 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Bu durumda işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.