Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2991 E. 2015/28849 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2991
KARAR NO : 2015/28849
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ : Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok, etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılan Sn eski eşi olan sanık , diğer sanık Aile birlikte katılan Sl’e zarar vermek, katılan in işlettiği eczaneyi kapatıp gitmesini sağlamak amacıyla sürekli katılan Se çalışanları katılan F ve mağdur İsmail’e yönelik telefonla ve karşılaştıklarında tehditlerde bulundukları, sanık Cn bu kapsamda katılan Sibel’e “eğer eczaneyi kapatıp gitmezsen, seni eczanenin bulunduğu mahalde barındırmayacağım, tamamen bitireceğim” dediği, katılan Sibel’in çalışanı mağdur İsmail ile birlikte sanıkların kendisine zarar vereceğinden korktuğu için pahalı ilaçları önceden toplayarak işyerinden ayrılacakları sırada sanık Adem’in eczanenin bulunduğu yere yanında kimliği tespit edilemeyen şahıslar da olduğu halde gelerek, “nerede o İsmail” diyerek ilaçları taşıyan mağdur İsmail’in üzerine yürüdüğü, “kimin malını kimden kaçırıyorsunuz” diyerek engel olmaya çalıştığı, yine sanık Cemil’in, söz konusu eczanede on yıldan beri çalışmakta olan katılan Funda Özcan’ın işten çıkmasını sağlayıp katılan Sibel’in işlerini zorlaştırmak amacıyla katılan Funda’ya “seni mahvedeceğim” dediği diğer sanık Adem’in de katılan Funda’ya “eğer bu işte sen varsan, ben de varım, Allah çarşını pazar eylesin, arkanı kolla, sen kadınsın ama kocan var, çocuğun var, size mi kaldı Sibel’in malını korumak, kocan da gelip gidiyor eczaneye, niye işten çıkmıyorsun, parayla herşeyi yapar mısın?” dediği ve 20.09.2010 tarihinde henüz işten ayrılmayan katılan Funda’nın aracına benzin döktükleri ancak yakmadıkları bu suretle işten çıkması için korkuttukları, katılan F’nın bu tehditlerden korkup on yıldır çalıştığı l ‘nden ayrılarak işi bıraktığı, mağdur İsmail’in de korkarak çalıştığı eczaneden ayrıldığı, böylece sanıkların atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Olaya ilişkin tanığın bulunmadığı, sanıkların inkar yönünde savunması ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğine yönelik yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin beraat yönünde kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.