YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4849
KARAR NO : 2015/30056
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın işlettiği berber dükkanı önündeki caddeye koymuş olduğu havluluğu az öteye çektirip aracını kısa süreliğine parkederken şikayetçinin, geri döndüğünde park yerinden çıkarken sağ yan dikiz aynasının havluluğa çarpması sonrasında, aralarında çıkan tartışmada sinirlenen sanığın, müştekinin kullanımındaki……… plakalı otomobilin sol yan dikiz aynası ile sol sileceğini kırması eyleminin “mala zarar verme” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 51/3. maddesi nazara alındığında denetim süresinin bir yıldan az olamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının yedinci paragrafındaki “4 Ay” ibaresinin çıkartılıp yerine “1 Yıl” ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.