YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33409
KARAR NO : 2015/31282
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan satın aldığı TOKİ sıraevlerdeki taşınmazı 06.09.2007 tarihinde teslim aldığını, konutun mantolama ve boyasındaki hatalı imalat nedeniyle sıvada çatlamalar ve dökülmeler oluştuğunu belirterek taşınmazdaki gizli ayıp nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000 TL’nin yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş; ıslah dilekçesiyle talebini 2.870,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile 2.870,00 TL’nin dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan Türk Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 223. maddesi uygulanacaktır. Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa bu durumu da hemen satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. TBK’nun 223. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Hemen belirtmek gerekir ki eksik iş, yapılması gerektiği halde yapılmayan işleri, ayıplı iş ise eserde olması gereken vasıfla fiilen mevcut olan arasındaki farkları ifade eder. İşin yapılmayan kısmının teslim ve muayenesi söz konusu olamayacağından iş sahibinin eksik işler yönünden ihbarda bulunmasına ya da ihtirazı kayıt koymasına gerek yoktur İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğü sadece ayıplı işler içindir. 4077 sayılı Yasanın 30. maddesine göre, sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki eksiklik nedeniyle davacının 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde satıcının sorumluluğuna gidebileceği kabul edilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakılacak olursa; davacı ile davalı arasında sözleşmenin 27.04.2005 tarihinde düzenlendiği, konutun 06.09.2007 tarihinde teslim edildiği, ayıba ilişkin olarak davacının davalıya herhangi bir bildirimde bulunmadığı, eldeki davayı taşınmazda gizli ayıp olduğunu ileri sürmek suretiyle 13.12.2013 tarihinde açtığı ve davaya konu taşınmazın gizli ayıplı olduğu toplanan deliller ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacının konutu teslim ile dava tarihine göre yaklaşık 6 yılın geçtiği görülmektedir. Buna göre davacı tarafından gizli ayıpların süresinde ihbar edilmediğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıdaki 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 196,00 TL harcın istek halinde iadesine, 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.