YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13768
KARAR NO : 2015/28007
KARAR TARİHİ : 29.04.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/140241
MAHKEMESİ : Salihli(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2010
NUMARASI : 2010/794 (E) ve 2010/889 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, kısa mesaja ancak belirli sayıda karakter yazılabildiği de gözönüne alındığında, sanığın araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğinde mağdura gönderdiği mesajlardan dolayı, zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün delillerle aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık .. ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 29/04/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı oy
Sanığa isnad olunan eylemin 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1.cümlede düzenlenen ve re’sen takibi mümkün ölümle tehdit suçu olduğu, olayda sanığın eski bir arkadaşı olan müştekinin GSM hattına, Onun bilmediği bir hattan gece yarısı çektiği, tedirgin edici sözleri ihtiva eden kısa mesajların etkisi ile müştekinin derhal kolluk birimlerine müracaat ettiği, aynı gün sabah saatlerinde sanığın müştekiyi arayarak mesajları kendisinin gönderdiğini, amacının korkutmak değil, şaka yapmak olduğuna dair bildirimi ile olayın aydınlanmasına rağmen, suçun maddi unsurlarının gerçekleşmiş olması nedeniyle şikayetçi dahi olunmadığı halde sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
Oysa suçların maddi unsurlarının yanında manevi unsuru olan kasıt unsurunun oluştuğu hususunda oluşa göre şüpheli bir durum vardır. “Şüpheden sanık yararlanır” evrensel ceza hukuku prensibine göre sanık savunmasının doğru ve geçerli sayılarak beraat yönünde hüküm kurulması gerekirken mahkumiyetine dair kararın onanmasında sayın çoğunluğun görüş ve kanaatine katılamıyorum.