Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/9592 E. 2015/27819 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9592
KARAR NO : 2015/27819
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

Tebliğname No : 14 – 2013/298748
MAHKEMESİ : Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2013
NUMARASI : 2010/577 (E) ve 2013/9 (K)
SUÇLAR : Hükümlü veya tutukluların ayaklanması, mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
A-Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminden kurulan davanın reddine dair hükümde,
Dosya içerisinde mevcut olan 31.07.2013 tarihli nüfus kaydına göre sanık .., hükümden önce 03.11.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA,
Sanık .., hükümden önce 03.11.2012 tarihinde öldüğünün anlaşılması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE,
B-Diğer hükümlere yönelik temyizlerde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1)Sanıklar … ve ….. yükletilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
2-Sanık .. hakkında mala zarar verme, hükümlü veya tutukluların ayaklanması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinden kurulan beraat hükümlerinin de usul ve Yasaya uygun olduğu,
Anlaşıldığından sanık .. eşi ve müdafii, sanık …. ve müdafii, sanıklar …. ve …. ile katılan Hazine vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
3-Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinden, sanıklar .., .., .., .., .., .., ., .., .., .., .., ., .., .., .., .., .., ., ., .., ., ., ., …. hakkında kurulan davanın reddine dair hükümlere yönelik temyize gelince,
Sanıklar hakkında Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/69 Esas sayılı ilamı ile bir kısım mağdurlara yönelik olarak kişi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinden mahkumiyet kararı verilmesi, hükümlerin temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 26.02.2009 tarih ve 2007/7488 E.- 2009/945 K. sayılı ilamı ile “Sanıklar hakkında mağdurlar …, .., … ve … yönelik hürriyeti kısıtlama suçundan açılmış bir dava bulunmadığı halde, ek iddianame ile bu suçlardan dava açılması sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,” biçimindeki gerekçeyle bozma kararı verilmesi, bozma kararı üzerine Uşak Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.04.2011 tarih ve 2009/435 E.- 2011/218 K. sayılı ilamı ile sanıklar hakkında “mağdurlar .., .., .. ve … yönelik hürriyeti kısıtlama suçundan açılmış bir davanın bulunmaması, temadinin bittiği 03/11/2000 tarihinden bu yana bu konuda herhangi bir işlem yapılmadığı, zamanaşımını kesen herhangi bir neden bulunmadığı, bu suç için 765 sayılı TCK’nın 179/2. maddesinde öngörülen 8 yıllık ceza üst sınırına göre öngörülen dava zamanaşımının 765 sayılı TCK’nın 102/3. maddesinde 10 yıl olarak düzenlendiği, bu sürenin de geçtiği anlaşılmakla,” şeklindeki gerekçeyle mağdurlar .., .., .. ve .. yönelik hürriyeti kısıtlama eyleminden herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi karşısında, Uşak Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın incelemeye konu suç ve dava ile ilgisinin bulunmadığı, bu itibarla yargılamaya devamla delillerin takdiri ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, CMK’nın 223/7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.