Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/12819 E. 2015/9496 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12819
KARAR NO : 2015/9496
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

MAHKEMESİ : Senirkent Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2013/153-2014/205

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve yakıt giderinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, icra takibinin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, S.. B..’na ait musakkaf yerin 2886 sayılı yasanın 31. maddesi uyarınca açık artırma usulü ile Nisan 2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli, “kahvehane” olarak işletilmek üzere aylık 165 TL’ye davalıya kiraya verildiğini, 2011 yılının Mayıs-Aralık ayı arası 8 aylık kira parasının ödenmediğini, 2009-2010 ve 2011 yıllarına ait yakıt giderinin de ödenmediğini belirterek tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, kiralanan yeri kardeşine devrettiğini, yakıt ve kira borcu bulunmadığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kira sözleşmesinin 2886 sayılı yasanın 75. maddesi uyarınca Nisan 2009 tarihinde son bulduğu bu tarihten sonra kiracının fuzul-i şagil durumuna düştüğü bu nedenle 2011 yılana ait kira alacağı ile 2010 ve 2011 yılına ait yakıt gideri talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, 2009 yılına ait yakıt gideri yönünden alacağın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin iptaline karar verilmiştir.
1-Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre hüküm, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Ayrıca, hükmün gerekçesi ile sonuç kısmı birbiri ile çelişmemelidir.
Mahkeme, kararın gerekçe kısmında kira sözleşmesinin 2886 sayılı yasanın 75. maddesi uyarınca Nisan 2009 tarihinde son bulduğu bu tarihten sonra kiracının fuzul-i şagil durumuna düştüğü, 2011 yılına ait kira alacağı istemi ile 2010 ve 2011 yılına ait yakıt gideri talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, 2009 yılına ait yakıt gideri yönünden alacağın bulunmadığı belirlemesini yaptıktan sonra “davanın reddine, takibin iptaline” şeklinde hüküm oluşturmuştur. Mahkemece, hüküm kısmında ayrı bir bent halinde ve tereddüde yer vermeyecek şekilde gerekçe kısmındaki belirlemeye göre 2011 yılına ait kira alacağı ile 2010-2011 yılına ait yakıt gideri yönünden Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
2-Nisan 2008 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi kapsamında kalan 2009 yılı yakıt giderine ilişkin olarak tahakkuk işlemlerinin ne zaman yapıldığı, hangi tahakkuk işlemi doğrultusunda ödeme yapıldığı ve ödemenin ne zaman yapıldığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken 29.05.2009 tarih, 00506 seri numaralı 1138TL tutarındaki fatura ile 014780 seri nolu 26.7.2010 tarihli 1415TL ile 05795 seri nolu 22.11.2011 tarihli 1000TL tutarındaki ödeme makbuzları uyarınca ödemenin yapıldığı belirtilerek bu istem yönünden reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan kabule göre, davanın reddine karar verilmekle birlikte takibin iptaline şeklinde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.