YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15223
KARAR NO : 2015/1290
KARAR TARİHİ : 11.02.2015
Mahkemesi : Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 22/04/2014
Numarası : 2009/472-2014/173
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle her ne kadar mahkeme, karar gerekçesinde iş sözleşmesinin fesih tarihi 10.07.2009 olarak belirtilmiş ise de fesih tarihinin 30.06.2009 olduğunun kesinleşen hizmet tespiti dosyası ile sabit olmasına ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fesih tarihi olarak 30.06.2009 tarihinin esas alınarak hesaplama yapıldığından gerekçede maddi hata ile yapılan bu tarih hatasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının davalı işyerinde değişik zamanlarda özellikle yaz aylarında mevsimlik olarak fasılalarla vinç operatörü olarak çalıştığını, davacının iş akdini feshinin haksız olduğunu, iş akdini kendisi feshettiğinden ihbar tazminatına da hak kazanamadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; davacı işçinin hafta tatili ve genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak bu alacakların tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları tanık beyanlarına göre hesaplandığı halde hakkaniyet indirimi yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.