YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8906
KARAR NO : 2015/21321
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI :
DAVACI : A.. T..
DAVALI : S.. Ş..,K.. Ş..
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi vekili, borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle müvekkiline ait forkliftin haczedilip muhafaza altına alındığını, mahcuzun müvekkiline ait olduğunu, borçlu şirkete kiraya verildiğini, istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre dava konusu forkliftin kiracısının borçlu olduğu, teslim edenin ve kiraya verenin davacı 3. kişi A.. T.. olduğu, haciz tutanağındaki ve faturalardaki seri numaralarının birbirine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Hacze konu forklift bir iş makinesi olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca tescile tabi araçlardandır. Bu sebeple, öncelikle anılan Kanun’nun 22/c-2. maddesi uyarıca bu forkliftin hangi tarihler arasında kimin adına kayıtlı olduğunun belirlenmesi amacıyla ilgili Ticaret Odası’na müzekkere yazılarak bu hususa yönelik araştırma yapılması, ayrıca davacının dayandığı, faturanın aslının davacıdan temini ile mahcuzla uyumlu olup olmadığının özellikle ayırt edici unsurlar nazara alınarak belirlenmesi, bu konuda gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması ve neticede bu araştırma ve inceleme sonucu elde edilen bilgiler ile dosyadaki diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
.//..
Öte yandan, karar başlığında davacı olarak gösterilen ve lehine hüküm kurulan A. T.’nın, dava dosyasına ekli takip dosyasındaki bilgilere göre 01.06.2013 tarihinde, dava açıldıktan sonra karar tarihinden önce vefat ettiği, bu durumda vekili ile olan vekalet ilişkisinin de sona erdiği, buna rağmen davacı Adnan mirasçılarının davaya dahilinin sağlanmadığı ve yargılamanın bu şekilde sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacı Adnan Tura’ya ait mirasçılık belgesinin getirtilip, davaya mirasçıların katılımı sağlandıktan sonra yargılama yapılması gerekirken taraf teşkilini ilgilendiren bu eksikliğin de yerine getirilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
ve 195,80 TL peşin harcın temyiz edene iadesine
26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.