Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/19561 E. 2015/21317 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19561
KARAR NO : 2015/21317
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2013
NUMARASI :
DAVACI : N. Empirme Baskı Tekstil Tic. Ltd. Şti.
DAVALI : A.. U.. vs.
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3.kişi vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan icra takibinde müvekkiline ait menkul malların haczedilerek, İİK’nun 96 ve 97. maddeleri gereğince dava açmak üzere kendilerine süre verilmiş ise de, mahcuzlar müvekkili elinde olduğundan, İİK’nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, bu nedenle haczin İİK’nun 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin icra memuru işlem ve kararının yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, mahcuzların müvekkiline ait olması nedeniyle istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlunun davacı 3. kişi şirketi paravan olarak kullandığını, borçlu ile aralarında muvazaa bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece, icra takibinin borçlu A.. U..’un şahsi borcu ile ilgili olduğu, ortağı ve yetkilisi olduğu Ö. …Şirketi ile ilgili herhangi bir takip bulunmadığı, ticari bir şirket olan limited şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğu, şirket ortaklarının şahsi borçları nedeniyle ortağı olduğu şirketin mallarının haczedilemeyeceği. bu nedenle davacı şirket ile dava dışı Ö. Tekstil…Şirketi arasında muvazaa olduğu kabul edilse dahi, şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle ayrı bir tüzel kişiliği ve mal varlığı olan şirketin mallarının haczedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, takibin dayanağı olan bonoda yazılı adreste yapılmıştır. Bu nedenle, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir.

-//-
Davacı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan faturalar, yasal karinenin aksini ispata yeterli bulunmadığı gibi, bilirkişi tarafından incelemesi yapılan davacı şirketin yevmiye ve kebir defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kapanış tasdiki olmayan, usule uygun tutulmamış ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılmasına yasaca imkân bulunmamaktadır. Yine borcun doğumundan sonra düzenlenmiş adi yazılı kira sözleşmesi karine aksini ispata yeterli değildir.
Öte yandan, davalı borçlunun %50 oranında ortağı olduğu, dava dışı Ö…Ltd. Şirketi ile davacı 3. kişi şirketin faaliyet alanları aynı olup, dosya içerisindeki ticaret sicil bilgilerine göre, sicil adresleri de aynıdır. İlaveten, davacı 3. kişi şirketin kuruluş tarihi de borcun doğumundan sonradır.
Tüm bu olgular karşısında, mülkiyet karinesinin aksini ispatlayamayan 3. kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 683,10 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.