Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/11068 E. 2015/9566 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11068
KARAR NO : 2015/9566
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın idaresindeki araçla, gündüz vakti, meskun mahal dışı alanda seyrettiği esnada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık … idaresindeki kamyonet ile şerit ihlali yapmak suretiyle sanığın aracının sol ön kısmından çarptığı ve sanığın aracında yolcu olarak bulunan kuzeni …. öldüğü olayda, sanığın istikrarlı savunmaları ile kendi şerindinde yola devam ettiği esnada karşıdan gelen aracın kendisine çarptığını beyan ettiği, olay tarihinde düzenlenen trafik tespit tutanağı ve kroki ile kazanın, sanığın şerinde meydana geldiğinin, her iki araca ait fren izinin bulunmadığının tespit edildiği, anılan trafik tespit tutanağı ve eki krokiye yönelik itirazın olmaması karşısında; kendi şeridinde seyreden sanığa, sanık … şerit ihlali yapmak suretiyle çarptığı olayda, kusur izafe edilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında beraat hükmü kurulması yerine, TCK’nın 22/6. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında TCK’nın 22/6. maddesinin uygulanabilmesi için, taksirli hareket sonucu neden olunan neticenin münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmasının gerekli olduğu, sanığın olay tarihinde yönetimindeki aracı ile karıştığı kaza neticesinde, aracında bulunan kuzeninin öldüğü olayda, taksirli hareketi sonucu münhasıran kendisinin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olması söz konusu bulunmayan sanık hakkında TCK’nın 22/son maddesinin uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.