Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/7404 E. 2015/14511 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7404
KARAR NO : 2015/14511
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2015
NUMARASI : 2014/199-2015/97

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; aylık 700.00.- TL olarak ödenen iştirak nafakasının, yetersiz olduğunu ileri sürerek; iştirak nafakasının aylık 1.500.00.- TL ye yükseltilmesine ve eğitim masraflarını davalının karşılamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesi ile de; masrafının çok olduğunu ileri sürerek, iştirak nafakasının aylık 350.00.- TL ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, iştirak nafakasının aylık 1.000.00 TL’ye yükseltilmesine, eğitim giderlerinin ½ sinin davalı tarafından karşılanmasına, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 327/1.maddesinde çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1.maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder, küçüğe fiilen bakan ana veya baba diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK 329/1.md)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler. (TMK. 330 ve 331.md.)
Öte yandan hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle, İcra Tetkik Mercii Hakimi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yoluyla belirleme yetkisine sahip değildir.
Mahkemece her nekadar hükümde iştirak nafakasının aylık 1.000,00 TL’ye yükseltilmesine ve hükmün devamında da, eğitim giderlerinin 1/2 si’nin davalı tarafından karşılanmasına şeklinde hüküm tesis edilmiş ise de, bu hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.

Zira, tek taraflı olarak temin edilebilecek eğitim giderlerine ilişkin belgelere dayanılarak (ayrıca alacak ilama bağlanmaksızın) ilamların icrası yoluyla takip yapılamaz.
O halde mahkemece, çocuğun yaşı, okul ve eğitim giderleri ile diğer ihtiyaçları hep birlikte değerlendirilerek nafaka yükümlüsü davalının geliri ile orantılı olacak şekilde TMK’nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkeside gözetilerek ve infazda tereddüte mahal vermeyecek şekilde hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.