Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/17608 E. 2015/9593 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17608
KARAR NO : 2015/9593
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, … Yüksek Kurulu’nun 14.12.1974 tarih, 8172 sayılı kararıyla belirlenen … Tarihi Sit Alanı içerisinde yer alan, …ili, …ilçesi, 211 ada, 4 sayılı parselde yer alan müstakil binanın sanık… tarafından 25.01.2006 tarihinde satın alındığı ve binanın yıkılarak yerine yeni bir bina yapılması için sanık …’nın müteahhit olan sanık … ile anlaştığı, inşaatın sorumlu mimarının sanık …, sorumlu fen adamının ise sanık … olduğu, …Belediyesince verilen 02.07.2007 tarihli yapı ruhsatıyla başlanılan inşaatta … Belediyesi görevlilerince yapılan 09.09.2008 tarihli denetimde, projesinde olmamasına rağmen bodrum kattan açılan bir bağımsız bölümün daha yapıldığının tespit edildiği ve yapı tatil tutanağının düzenlendiği, her ne kadar Belediye görevlilerince yapılan sonraki denetimde bu bağımsız ilave bölümün toprak dolgu ile doldurulup kapatıldığı tespit edilip, durum 22.10.2008 tarihli tutanağa bağlanmış ve …Belediyesince de 23.01.2009 tarihli yapı kullanma izin belgesi düzenlenmiş ise de, …Belediyesi görevlilerince bir şikayet üzerine yerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 01.09.2009 tarihli yazıda, izinsiz yapılan ilave bölümün tam olarak kapatılmadığının tespit edildiği, yerinde inceleme yapan… Koruma Bölge Kurulu görevlilerince düzenlenmiş 09.11.2009 tarihli raporda da, binanın arka cephesine projesinde olmamasına rağmen ilave bir pencerenin açılmış olduğunun, cephesinin de onaylı projesinden farklı olduğunun, binanın iç planının da değiştirildiğinin tespit edildiği, bu tespitler üzerine ilgili Koruma Bölge Kurulu’nun 17.11.2009 tarih, 4026 sayılı kararıyla sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği ve sorumlulukları tespit edilen sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, her ne kadar yapılan yargılama neticesinde, 11.10.2013 tarih ve 28792 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun gereğince, sit alanı ilanına ilişkin kararların ilgilisine tebliğ edilmesinin zorunlu hale getirildiği, olayda ise tebliğin bulunmadığı gerekçesi gösterilerek, sanıkların beraatine karar verilmiş ise de; tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun yukarıda açıklandığı üzere, 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, olayımızda ise davaya konu yerin tek yapı ölçeğindeki kültür veya tabiat varlığı olmadığı, davaya konu yerin … Tarihi Sit Alanı ilan edilmiş bölge içerisinde yer aldığı, sit alanı içerisinde bulunan alana projesine aykırı bina yapılmasının fiziki ve inşai müdahale kapsamında olduğu, ancak dosya kapsamında bölgenin sit alanı ilan edilmesine dair kararların mahallinde mutat vasıtalarla duyurusunun yapıldığına dair tutanakların bulunmadığı, davaya konu yerin tapu kaydına bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığına dair şerhin 18.05.2009 tarihinde verilmesi ve sanıkların davaya konu yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bilmediklerine dair beyanlarının da olması karşısında, sanıkların olay mahallinde ne zamandır ikamet ettiğinin, sit alanına ilişkin Kurul kararının, mahallinde usulüne uygun şekilde ilan edilip edilmediğinin, ilan edilmiş ise edilme tarihinin araştırılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği düşünülmeden, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşai ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde suç tarihi itibariyle büyükşehir belediyesi veya il özel idaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, hükümden sonra, 08/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesinde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanıkların beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.