YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11710
KARAR NO : 2015/9822
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2014
NUMARASI : 2013/740-2014/294
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 12/11/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, kiracı tarafından açılmış kira sözleşmesinin haklı nedenle feshinden dolayı maddi ve manevi tazminat ile depozito bedelinin iadesi istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.08.2009 başlangıç tarihli, beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile mükliyeti davalıya ait kiralananda kiracı olan davacının, binanın ağır hasarlı olduğu ve depremde yıkılma riski taşıdığının anlaşılması üzerine sözleşme süresinin bitmesinden önce akdi feshederek, 25.02.2013 tarihinde anahtarları notere tevdii edip, kiralananı tahliye ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık akdin feshinde davalı kiraya verenin kusurlu olup olmadığı, davacı kiracının tazminat talep edip edemeyeceği hususlarındadır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 301,304 ve 308.(BK’nın 249. ve 250.) maddelerinde kiraya verenin kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresinde bu durumda bulundurmakla yükümlü olacağı, kiralananın önemli ayıplarla teslimi halinde kiracının borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere başvurabileceği, kiraya verenin kusuru olmadığını ispat etmedikçe kiracının kiraya verenden kiralananın ayıplı olmasından doğan zararların giderilmesini isteyebileceği, atıf yapılan aynı kanun’un 126.maddesinde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının ifa ve gecikme tazminatı isteyebileceği gibi, alacaklının sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği hususları düzenlendiği gibi, kusursuz sorumluluk başlığı altında yer alan yapı malikinin sorumluluğuna ilişkin Türk Borçlar Kanun’unun 69. (BK’nın 58.) maddesinde de; Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikinin bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü olacağı da düzenlenmiştir.
Dava konusu kiralananı ağır hasarlı ve depremde yıkılma tehlikesinin bulunması nedeniyle ayıplı olarak davacıya teslim eden kiraya veren ve aynı zamanda kat maliki sıfatı olan davalının hukuki sorumluluğu bulunmakta olup, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte “riskli yapı” şerhinin tapuya işlenmemiş olması halinin kiraya verenin değil, davacı kiracının sorumluluğunu azalttığı hususları da nazara alınarak tarafların kusur durumları belirlenip davacının tazminat isteminin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı kiraya verenin kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, depozito bedelinin iadesine yönelik istem hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru olmadığı için hükmün bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum. 12.11.2015