YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6613
KARAR NO : 2015/18489
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2013/624-2014/447
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hakdüşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından 1941 yılında fiilen el atılarak 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Atış Alanı olarak kullanılmaya başlandığı, taşınmazın 1946 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava dışı Recayi kızı Fatma adına tapuya tescil edildiği, davacı murisinin ise taşınmazı 1947 yılında satın almak suretiyle malik olduğu, sonrasında Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.1990 tarih ve 1988/516 esas 1990/1042 karar sayılı ilamına istinaden 2942 sayılı Yasanın 38. maaddesi uyarınca, taşınmazın 14.05.1991 tarihinde Hazine adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Yasanın 38. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de;
5999 sayılı Yasa uyarınca, tapusu iptal edilen davacının dava açma hakkı vardır.Ancak;
221 sayılı Kanunun 1. maddesinde ” 6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar kamulaştırma işlemine dayanmaksızın, Kamulaştırma Kanunlarının gözönünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır. ”Gayrimenkulün bedelini dava hakkı, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer. ” hükümleri yer almaktadır.
221 sayılı Yasa 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tapu kaydının işbu yürürlük tarihinden önce oluştuğu dikkate alındığında, malikin Yasanın 4. maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu halde bu hakkını kullanmadığından, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.