YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7764
KARAR NO : 2015/9788
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : Çayeli Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2015
NUMARASI : 2014/278-2015/26
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu kiralananın bulunduğu taşınmazın paydaşı olduklarını, taşınmazın müşterek malikler adına tapuda kayıt bulunduğunu, davalı ile dava dışı M. Y. S. arasında imzalanan 01.10.1999 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile davalının kiralananda kiracı sıfatıyla bulunduğundan Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi gereğince 10 yıldan fazla süredir kiracı olan davalının kiralanandan tahliyesinin geçrekleşmesi için davalı kiracıya gönderilen 14.03.2014 keşide 21.03.2014 tebliğ tarihli ihtarnameye rağmen kiralanan tahliye edilmediğinden bahisle davalının tahliyesini talep etmişlerdir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Ancak, kiraya veren durumunda olmayan malikin de dava açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması suretiyle davanın açılması gerekir. Dosyada mevcut tapu kaydının incelenmesinde dava dışı bırakılan paydaşlar var ise de, davanın açılmasında pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmştır. Ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 347.maddesine göre sözleşmeyi sona erdirecek fesih ihtarnamesinin yine dava açılmasındaki usullere uygun şekilde pay ve paydaş çoğunluğunca keşide edilmesi gerekmektedir. Dayanak ihtar sadece davacılardan paydaş H.. S.. tarafından keşide edilmiştir. Bu durumda pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan keşide edilen ihtar akti feshi hukuki neticesini doğurmayacağından, mahkemece bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.