Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/15023 E. 2015/364 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15023
KARAR NO : 2015/364
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/06/2014
Numarası : 2012/826-2014/543

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverenlerce haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini beyanla bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili; iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve davacı işçinin işverenlerden bir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; davacı şoför olarak çalışmıştır. Dosya içerisinde davacının kullanığı araç ile ilgili takograf kayıtları bulunmakta olup bu kayıtların çözümü yaptırılmış ve davacının tüm çalışma süresini kapsamasa da belli bir dönem için çalıştığı gün ve çalışma saatleri anılan kayıtlara göre tespit edilmiştir. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai ücretinin hesabında doğru bir yol izlenmiş ve takograf kayıtları olan dönem bakımından bu kayıtlara itibar ile fazla çalışma süresi belirlenmiş, takograf kaydı bulunmayan dönem için ise tanık ifadelerinden hareketle sonuca gidilmiştir. Söz konusu uygulamanın hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hesabında da uygulanması gerekli iken her iki alacak kaleminin hesabında tüm çalışma süresi bakımından tanık ifadelerinden hareket edilmiş ve hataya düşülmüştür. Yapılması gereken iş çalışma süresi içerisinde takograf kayıtları olan dönem bakımından bu kayıtlara itibar ile, takograf kaydı bulunmayan dönem bakımından ise tanık ifadelerine göre davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının bulunup bulunmadığını belirlemek olmalıdır. Hatalı tespit içeren bilirkişi raporuna göre hafta tatili ve genel tatil ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.