YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7795
KARAR NO : 2015/9924
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2014/1504-2015/361
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sürebitimi sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde 09.07.2014 günlü noter ihtarı ile taraflar arasındaki kira akdinin 05.10.2014 tarihinde sona ereceğinin ve akdin yenilenmeyeceğinin davalıya bildirilmesine rağmen, davalı tarafça kiralanan tahliye edilmediğinden bahisle davalının tahliyesini talep etmiştir. Davaya dayanak yapılan, hükme esas alınan ve davacı tarafça dosyaya ibraz olunan yazılı kira sözleşmesi, 05.11.1997 başlangıç tarihli bir yıl süreli olup, davacıların miras bırakanı M. K. ile dava dışı kiracı F. G. arasında düzenlenmiş ve yazılı sözleşme kendi adına F. G. tarafından imzalanmıştır. Yazılı sözleşme, davalı Şirketi temsilen imzalanmamış, iş bu dava ise, ….. Elektronik Day. Tük. Mal. Tuhafiye Konfeksiyon Ltd. Şirketi aleyhine açılmıştır. Oysa davalı şirket vekili kiracılığı kabul etmiş; davalı şirketin kiracılığının Ocak 2012 tarihinde başladığını Borçlar Kanunu’nun 347.maddesine göre on yıllık fesih süresinin dolmadığını ve husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davaılı husumet itirazında bulunduğuna göre, mahkemece davalı savunması doğrultusunda, kiralananda oturan kiracının gerçek kişi mi, yoksa tüzel kişi şirket mi olduğu hususu üzerinde durularak, öncelikle husumet itirazının çözümlenmesi ve işin esasının daha sonra incelenmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de; dayanak yazılı kira sözleşmesinde, 1997 yılında, aylık kira 20.000.000 TL. (yirmimilyon), yıllık kira 240.000.000 TL (ikiyüzkırkmilyon) olarak kararlaştırılmış, davalı şirket vekili yargılama sırasında aylık kira parasının 1675 TL. olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece yıllık kira bedelinin belirlenmesinden ve eksik harcın tamamlatılmasından sonra yargılamaya devam olunarak, nisbi harç ve vekalet ücretlerinin bu miktarlar üzerinden tayin ve takdir edilmesi gerekirken, aylık kira bedellerinin para birimindeki altı sıfır atma uygulaması nazara alınmadan bu günkü değermiş gibi kabul edilerek 16.369.20 TL.nisbi harç ile 19.600,00 TL. vekalet ücretinin tayin ve takdiri de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.