Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4006 E. 2015/5142 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4006
KARAR NO : 2015/5142
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

MAHKEMESİ : Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2013/1188-2014/1047

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanun’unun 352/2. maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının, bir yıl ve daha uzun süreli kiralarda, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracıya bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01/10/2008 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalı kiracının kira sözleşmesi ile kira bedelini aylık ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini, davalı kiracının kira bedelini ödemediğini, bu nedenle hakkında takip yapıldığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili cevabında, davanın süresinde açılmadığını, bir yıl içinde iki haklı ihtar şartının gerçekleşmediğini, taşınmazı arsa olarak imalathane yapmak için kiraladıklarını savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada dayanılan ve taraflar arasında düzenlenen 01.10.2008 başlangıç tarihli on yıl süreli kira sözleşmesi ile arsa nitelikli kiralananın imalathane olarak kullanılacağı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olaya uygulanacak yasa hükümlerinin tespiti açısından öncelikle kiralananın vasfının (çatılı- çatısız) belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamından kiralananın baskın vasfı net olarak anlaşılamamaktadır. Her ne kadar karar gerekçesinde taraflar arasındaki kira sözleşmesi boş arsa vasıflı taşınmaz için düzenlenmiş olsa da, taşınmazın üzerinde aradaki anlaşma uyarınca çatılı işyeri inşa edildiği, mecurun çatılı işyeri
./..
olarak kullanıldığı hususunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmadığı, belirtilmişse de kiralanana uygulanacak hükümlerin tespiti yönünden keşif yapılması zorunludur. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak kiralananın arsa olan kısımları ile çatılı olan kısımlarının tespiti ile baskın vasfı belirlenerek ve kiralama sırasında kiralananın mevcut durumu ve ne için kullanılmak üzere kiralandığı hususları üzerinde de durularak kiralananın tabi olduğu yasa hükümlerinin belirlenmesi ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.