Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/13907 E. 2015/5249 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13907
KARAR NO : 2015/5249
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/09/2014
NUMARASI : 2014/53-2014/516

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir mahkemece davanın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiş ise de duruşma pulları mevcut olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü
1-) Hüküm katılma yoluyla temyiz isteminde bulunan davacı vekiline 20/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ise davacı vekiline 03/11/2014 günü tebliğ edilmiş, 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi 13/11/2014 günü dolmuş olup, davacı vekili hükmü 17/11/2014 günü temyiz etmiş olduğundan davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süresinde olmaması nedeni ile REDDİNE,
2-) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görev kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re’sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davaya konu icra takibine esas teşkil eden davalı adına imzalı 11/04/2013 tarihli belgede; kiralanan dükkanın 31/12/2013 tarihinde bitecek olan sözleşmeye bağlı kalmaksızın kiracının istediği zaman dükkanı boşaltabileceği, dükkanın başka bir şahıs ya da şirkete sözleşme süresi veya bitiş tarihinden itibaren bir sene içerisinde kiraya verilmesi durumunda 70.000 TL yi yaptığı masraflardan dolayı şerefiye parası olarak almasını kabul ettiği, sözleşme bitmeden önce sebep fark etmeksizin tahliye ihtarnamesi gönderdiği takdirde yukarıda yazılı 70.000 TL ödemeyi kabul ettiği belirtilmiştir. Davalı kiralayan tarafından kiralananın tahliyesi ve kira alacağının ödenmesi için gönderilen ihtarname üzerine davaya konu icra takibi başlatılmış ve itiraz edilmesi üzerine eldeki dava açılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Dava, 05/02/2014
./..
tarihinde 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Bu nedenle Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve hükmün esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 28/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.