Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2016/52784 E. , 2021/1445 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/52784
Karar No : 2021/1445
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin …. Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı ekonomik, sosyal, maaş ve sair haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Savunma hakkı tanınmadan meslekten çıkarma kararı tesis edilemeyeceği, meslekten çıkarma kararının gerekçesiz olamayacağı, ölçülülük ilkesine uyulmadan ve masumiyet ilkesinin disiplin hukukuna yansımış ilkelerine riayet edilmeden karar verildiği, dava konusu kararın unsurları itibariyle hukuka aykırı olduğu, genelleştirme yapılmak suretiyle meslekten çıkarma kararı tesis edilemeyeceği, dava konusu kararın gerekçesinin hiçbir yerinde isminin geçmediği, FETÖ/PDY terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı hakkında herhangi bir delil bulunmadığı halde toplu olarak gerçekleştirilen meslekten çıkarma kararına dahil edilmesinin hukuken ve vicdanen kabul edilebilir olmadığı, hakimlik teminatına riayet edilmediği, tipiklik ilkesine uyulmadığı, kanunda aranılan şartlar gerçekleşmeden tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, herhangi bir unvanlı görev almadığı, yurt dışı gezilerine katılmadığı, sosyal medyada FETÖ/PDY terör örgütü lehine herhangi bir paylaşımının bulunmadığı, hakkında soruşturma yapılmadan, savunması alınmadan ve hiçbir gerekçe gösterilmeden dava konusu kararın tesis edildiği, cezaların şahsiliği ilkesine riayet edilmediği, olağanüstü hal döneminde ancak olağanüstü hal dönemi süresince geçerli önlemler alınabileceği, etkisi olağanüstü hal döneminden sonra da devam edecek olan meslekten çıkarma kararının olağanüstü hal dönemi kanun hükmünde kararnameleri ile alınamayacağı, darbe teşebbüsüne karşı duruşunun sosyal medya paylaşımları ile ortada olduğu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun disipline ilişkin hükümlerine riayet edilmesi gerektiği, kararın gerekçesinin kişiselleştirilmesinin gerektiği, objektif kriterler gözetilmeksizin dava konusu kararın tesis edildiği, davalı idarenin usule ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir. Öte yandan, dava konusu kararın dayanağı olan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun) 3. ve 10. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edilerek, anılan hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ….’IN DÜŞÜNCESİ: Davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ….’İN DÜŞÜNCESİ: Dava, yargı mensubu olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin olarak …. Genel Kurulu’nca verilen … tarih ve … sayılı kararın iptali ve bu karar nedeniyle davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemekle birlikte, anılan Kanun’un 31.maddesinin dolaylı olarak göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmıştır.
Yapılan araştırmada, davacının bakılan davaya konu edilen istemiyle 23/9/2016 tarihinde açtığı ilk dava Danıştay 5. Dairesi’nin E:2016/8723 sayılı dosyasında kesin hükme bağlanmadan önce (Bu dava halen anılan Dairenin E:2017/5196 sayılı dosyasında derdest bulunmaktadır.) 23/11/2016 tarihinde aynı istemle bu davayı açtığı anlaşılmakta olup, bu durumda mükerrer olarak açılan davanın yukarıda anılan usul hükümleri uyarınca derdestlik nedeniyle incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Belirtilen durum karşısında, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin iddiaları yerinde görülmediğinden gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
… tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan ekonomik, sosyal, maaş ve sair haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı ekonomik, sosyal, maaş ve sair haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, bununla birlikte davacı tarafından aynı istemle Dairemizin E:2017/5196 sayılı dosyasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairemizin 24/05/2021 tarih ve E:2017/5196, K:2021/1444 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/5196 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan bu davanın tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle bu davanın incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …. TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi