Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/13027 E. 2015/14601 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13027
KARAR NO : 2015/14601
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ : KAYSERİ 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/12/2013
NUMARASI : 2012/688-2013/1108

Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2008 yılında evlendiklerini, düğünden iki gün sonra davacıya ait ziynet eşyalarının davalı tarafça bankaya konulduğunu ve davacıya geri verilmediğini, davacının ameliyat nedeniyle hastahaneye yattığını ve hastahaneden çıktıktan sonra da bir daha evine dönemediğini belirterek, davalıda kalan ziynet eşyalarının (ziynetleri ayrıntılı olarak sayarak) aynen iadesine, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde bedeli olan 150.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı ve ailesinin baskısı nedeniyle ziynetleri bankada kiralık kasaya koyduğunu, zaman içerisinde ziynetlerin bir kısmının davacının talebi üzerine kendisine verildiğini, kalan kısmının ise taraflar ayrılmadan önce davacı tarafça bizzat alındığını, yine düğünde davacı tarafın talep ettiği kadar ziynet eşyasının takılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile (ziynetlerin nitelikleri ve gramları ayrıntılı olarak belirtilerek), sayılan ziynetlerin davacıya aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde değeri olan toplam 128.315 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı Yasanın, hüküm fıkrasında bulunması gereken unsurları ifade eden HMK.’nun 297/2.maddesi uyarınca: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”

Somut olayda; davacı dava dilekçesinde altın takıların değeri üzerinden dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiş; yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuş; ancak söz konusu talep hakkında bir karar verilmemiştir. Ancak, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.438/VII.C.2, 6100 sayılı Yasanın 370/2 Ek.3/1.maddesi anlamında “Hakimin takdir yetkisi kapsamında” kalmadığından hükmün 1.fıkrasında (A maddesinde) yer alan “…toplam :128.315 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine” ifadesinden sonra “söz konusu bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına” ifadelerinin yazılması sureti ile hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.