Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/19855 E. 2015/9738 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19855
KARAR NO : 2015/9738
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, şikayetçi ve sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi olduğunu beyan etmesine rağmen katılma hakkı kendisine hatırlatılmayan şikayetçinin, CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, kendisinin yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca sanık ….hakkındaki davaya katılmasına karar verilip katılanın temyizinin sanık… hakkındaki mahkumiyeti hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Sanık…’ın yokluğunda hükmün, usulüne uygun olarak 08.10.2013 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 21.10.2013 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin REDDİNE,
2-Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ….’nun ve katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık…’ın savunması alınmadan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 176, 193, 195. maddelerine muhalefet edilmesi,
b) Asıl işvereni …. Enerji A.Ş olan ve taşeron firma ….. Mühendislik, ….., inşaat A.Ş tarafından yapılmakta olan … inşaatında, sanıklardan…’ın işveren vekili olduğu,…’in formen,….’nun vardiya çavuşu, ….’nun ise operatör, mağdurun ise işçi olarak çalıştıkları, olaya neden olan kaya delici jumbo isimli iş makinesinin emniyet freninin takılması nedeniyle arızalı olduğunun bilindiği, sanık…’ın talimatıyla adı geçen iş makinesinin çalışacağı yere sevki sırasında her gün bir işçinin araca bindirilerek yardımcı olmasının istendiği, olay günü de … isimli iş makinesinin … tünelinin diğer tarafında bulunan ağız bölümünden çıkış bölümüne geçirilmesi esnasında yardımcı olmak üzere mağdurun görevlendirildiği, arızalı … aracının seyri sırasında olay yerine geldiğinde yine emniyet freninin takıldığı, aracı süren sanık ….’nun emniyet frenini düzeltmeye uğraştığı sırada aracın yoldan çıkarak şarampole yuvarlanması sonucunda araçta bulunan mağdur …. ile ….’nun nitelikli olarak yaralanmasına neden olunması şeklindeki olayda, eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında TCK’nın 89/4. maddesindeki suçu oluşturacağı mağdur ….’nun yaralanması nedeniyle ek iddianame düzenlettirilip sonucuna göre sanıklar … ve…’ın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilememesi,
c) Oluşu yukarıda anlatılan olayda sanık… ‘ın asli kusurlu diğer sanıkların kendi aralarında eşit kusurlu oldukları ve sanık… hakkında meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alınarak, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiğinin gözetilmesi,
d) Sanık ….’nun olay nedeniyle pelvis ve C3, C5 vertebra kırığı oluşturacak şekilde, kendisinin de ağır yaralandığı dikkate alındığında alt sınırdan fazla uzaklaşılmak suretiyle hakkında fazla cezaya hükmolunması,
Kabule göre de; Sanıklar ….. haklarında TCK’nın 89/1, 22/3, 89/3-b maddeleri gereğince tayin olunan hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince yapılan indirim sırasında sonuç cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün yerine 1 yıl 14 ay 20 gün olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan ile sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.