Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19633 E. 2015/13404 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19633
KARAR NO : 2015/13404
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Mahkemesi : Elbistan İş Mahkemesi
Tarihi : 21/07/2014
Numarası : 2013/306-2014/790

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 27.11.2011-03.04.2013 tarihleri arasında davalı Enerjisa’nın alt işverenlerinde aralıksız olarak depo görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin alt işveren şirket tarafından haksız ve geçersiz şekilde feshedildiğini bildirerek fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 63 üncü maddesinde çalışma süresi haftada en çok 45 saat olarak belirtilmiştir. Ancak tarafların anlaşması ile bu normal çalışma süresinin, haftanın çalışılan günlerine günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabileceği ilkesi benimsenmiştir. Yasanın 41 inci maddesine göre fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmalar olup, 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bir işçinin günde en fazla fiilen 14 saat çalışabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda bir hafta 3 gün diğer hafta ise 4 gün çalışma yapılacağından, yukarıda bahsedilen 63 üncü madde hükmü gereğince, haftalık normal çalışma süresi dolmamış olsa dahi günlük 11 saati aşan çalışmalar fazla çalışma sayılması nedeniyle, bu çalışma sisteminde işçi ilk bir hafta (3×3=) 9 saat takip eden hafta ise (4×3=) 12 saat fazla çalışma yapmış sayılmalıdır.
Çalışma şeklinin 24 saat mesai 48 saat dinlenme şeklinde olduğu durumlarda ise, işçi birinci hafta 3 gün ikinci ve üçüncü haftalar 2 gün dördüncü hafta yine 3 gün çalışacağından, ilk hafta (3×3=) 9 saat, ikinci ve üçüncü haftalarda (2×3=) 6 saat, dördüncü hafta ise yine (3×3=) 9 saat fazla çalışmış sayılacaktır.
1475 sayılı önceki İş Yasasında günlük 11 saati aşan çalışmaların fazla çalışma sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, söz konusu Yasanın yürürlükte olduğu dönemde gerçekleşen, 24 saat çalışıp 48 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda, haftalık 45 saatlik normal çalışma süresinden fazla çalışma yapılması mümkün olmadığından, işçinin fazla çalışma yaptığının kabulü mümkün değildir. Ancak değinilen Yasa döneminde gerçekleşen 24 saat mesai 24 saat dinlenme usulüyle yapılan çalışmalarda, 4 gün çalışılan haftalarda (4×14=) 56 saat çalışma yapılacağından, sadece bu haftalarda işçinin haftalık (56‑45=) 11 saat fazla çalışma yaptığının kabulü gerekir.
Somut olayda davacının fazla mesaisi haftada 7 gün, günde 10 saat çalıştığı ve 1 saat ara dinlenme yaptığı, buna göre günde 1,5 saat fazla mesai yaptığının kabulü ile, davacının aylık çalışma gün sayısı fazla mesai saatine çarpılmak suretiyle hesaplanmıştır. Yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere fazla mesainin haftalık olarak hesaplanması gerekir. Bir işçinin fazla mesai yapıp yapmadığı haftalık 45 saatten fazla çalışıp çalışmadığına göre belirlenir. Bu kuralın günlük 11 saatin üzeri çalışmalar ile gece çalışmasında günlük 7,5 saatin üzeri çalışmalar durumunda fazla mesainin günlük olarak hesaplanabileceği hususunda istisnaları da mevcuttur. Somut olayda davacının fazla mesai ücretinin günlük olarak hesaplandığı açıktır. Eğer davacı her ay 30 gün çalışmış olsa idi hesaplama açısından sonuç değişmeyecekti. Oysa dosyada bulunan fazla mesai hesaplama tablosunda davacının tüm çalışma dönemi boyunca sürekli olarak 30 gün üzerinden çalışmadığı, muhtelif aylarda 15,5 gün ile 30 gün arasında değişen sürelerde çalışmasının bulunduğu görülmektedir. Bunun anlamı davacının haftalık çalışmalarının 45 saatin altına inme olasılığının bulunduğudur. Yapılacak iş davacının haftalık çalışma periyodu belirlenerek, hangi haftada kaç gün çalıştığı netleştirilmeli ve buna göre günlük çalışma saati haftalık çalışma günü ile çarpılmak suretiyle çıkacak sonuca göre haftalık 45 saatin üzerindeki çalışmalar fazla mesai olarak kabul edilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin fazla mesai ücretinin hatalı şekilde hesaplanarak hüküm altına alınmış olması bozma nedenidir.
3- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Somut olayda tanık beyanlarına göre davacının tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Oysa dosyada bulunan izin belgelerine göre davacının sık sık izne çıktığı açıktır. Hafta tatili ücreti bir haftalık periyotta aralıksız olarak çalışılması durumunda hak kazanılan bir ücrettir. Buna göre davacının çalıştığı süre boyunca bir çok hafta da 7 gün çalışmadığı izin belgelerinden anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; izin belgelerinin dökümü yapılarak davacının 7 gün çalışmadığı haftalar belirlenerek, bu haftalar hesaplamada dışlanarak çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin hafta tatili ücretinin hatalı şekilde hesaplanması doğru olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 01.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.