YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6919
KARAR NO : 2015/10260
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2015
NUMARASI : 2014/301-2015/147
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak nitelik ve mahiyet itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar 22.01.2014 tarihinde davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için başlattığı icra takibinde, 01.01.2014 – 31.12.2014 tarihleri arasında tahakkuk eden bir yıllık kira bedelinin 2/3 payına tekabül eden 560.000,00 TL asıl alacağının işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı borçluya ödeme emri 24.01.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleşmiş olup, davacı alacaklı İİK.nun 269/a maddesi gereğince 28.02.2014 tarihinde icra hukuk mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, icra takibini alacaklı sıfatı ile H.. T.., Z.. T.., N.. U.. ve N.. P..’ın başlattığını, kiralayanlardan E.T.’ın ise icra takibine alacaklı sıfatı ile dahil olmadığını, bu nedenle iş bu davanın zorunlu takip arkadaşlığı noksanlığından usulden reddi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibi sonrasında müvekkili şirketçe davacı tarafa çekle ödeme yapıldığını, ayrıca davacıların banka hesaplarına da ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin davacılara herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın esasını teşkil eden icra dosyasında kiralayanlardan E.T.’ın alacaklı sıfatı ile haciz ve tahliye isteminde bulunmadığı, bu durumun ihyasının da mümkün olmadığı, kiralayanlar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan icra safhasının ve davanın birlikte açılması gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 01.01.2013 başlangıç tarihli 5 yıl sürelidir. Sözleşmenin kira bedelinin ödeme yükümlülüğünü düzenleyen özel hükümler F bendinde, ödenecek kira bedelinin kiraya verenlerin tapuda malik oldukları hisseleri oranına göre banka hesaplarına ödeneceği kararlaştırılmış olup, paydaşların pay oranları ve banka hesap numaraları belirtilmiştir. Bu hükme göre kiralananın paylı mülkiyet hükümlerine göre tapuda kayıtlı olduğu, icra takibini başlatan alacaklılar H.. T.., Z.. T.., N.. U.. ve N.. P..’ın pay ve paydaş çoğunluğunu sağlayarak paylarına ilişkin icra takibi başlattıkları ve dava açtıkları anlaşılmakta ise de, dosyaya kiralanana ait tapu kaydı celp edilmemiştir. Öncelikle tapu kaydının dosya içerisine celbi ile davacı alacaklıların takip ve dava şartını sağlayıp sağlamadıkları araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.