Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/22981 E. 2015/13427 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22981
KARAR NO : 2015/13427
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Mahkemesi : KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 14/08/2014
Numarası : 2014/60-2014/44

Davacı vekili, Dairemizin 28/01/2015 gün ve 2014/17131 E., 2015/776 K. sayılı mahkeme kararının bozulmasına ilişkin kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek, maddi hatanın düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Dairemiz kararında maddi hata yapıldığına dair dilekçede özetle; içerikleri, dava ve cevap dilekçesi ile delilleri, birbiri ile aynı olan (dosya arasındaki tek fark davacılarının farklı olmasıdır) dosyalarda verilen kararların birbiri ile taban tabana zıt olduğu, diğer emsal dosyaların tamamında Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/19137-19145 Esas Sayılı seri dosya ile Kdz. Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2014/70-77 Esas sayılı 8 adet dosyada aynı gerekçelerle işe iade davasının kabulüne dair verilen kararların onandığını, tek farkı davacı tarafın isim ve dosya numarası olan Kdz. Ereğli 2.İş Mahkemesinin 2014/60 E-2014/44 K ve 14/08/2014 tarihli kararının Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 28/01/2015 tarihli kararı ile bozulduğu, bozma kararının maddi yangılgıya dayandığı belirtilmiştir.
Dosya ve eklerinin yeniden incelenmesinde; davacının 10.09/2005 tarihinde tambur operatörü olarak işveren yanında işe başladığı, 25.03.2014 tarihine kadar çalıştığı, işverence 25/03/2014 tarihi itibariyle yönetim kurulu kararı gereği iş aktinin feshedildiği, alınan yönetim kurulu kararına göre 250 çalışanla faaliyetin yürütülmesinin şirket menfaatine aykırı hale geldiği, yapılan fizibilite çalışmaları sonucunda çalışan sayısının azaltılması gerektiği, sayının 230 a düşürülmesinin uygun olduğu, fazla sayıda istihdam edilen çalışanların, başkaca bir işte çalıştırılmaları imkanlarının değerlendirildiği, yer değiştirmelerin yapıldığı ancak kalan yaklaşık 20 işçi için iş imkanının bulunamadığı belirtilmek suretiyle işten çıkartılmalarına karar veridiği anlaşılmaktadır.
Fesih ihbarnamesinde sadece “Yönetim Kurulu kararı gereği iş aktiniz feshedilmiştir” denilmiştir.
Davalı işveren fesih bildiriminde sadece yönetim kurulu kararından bahsetmiş fesih gerekçesini açık ve net olarak bildirmediği gibi yönetim kurulu kararını fesih ihbarnamesine eklememiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur.
Yazılı şekil, ayrıca açıklık, aleniyet ve ispat fonksiyonu haizdir. Yazılı şekil, 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca yapılacak fesihler için geçerlilik şartı olarak aranmaktadır. Madde uyarınca, işveren fesih bildirimini yazılı yapmak zorunda olduğu gibi fesih sebeplerini de yazılı olarak göstermek zorundadır. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen işverenin haklı sebeple derhal feshinde yazılı şekil şartı aranmamaktadır. “Geçerli bir sebep” yazılı fesih bildirimi ile belirtme zorunluluğu, iş güvencesi kapsamı içindeki işçiler için zorunludur.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinde öngörülen yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih açık ve kesin sebebinin gösterilmemesi, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. İşverenin fesih iradesi açık ve kesin olarak ortaya konulmalıdır. Kullanılan ifade o kadar açık ve seçik olmalı ki, işçi açısından, iş sözleşmesinin sona erdirildiği açıkça anlaşılır olmalıdır. Fesih bildiriminde, sözleşmeyi sona erdirme iradesi yanında ayrıca, sona erme zamanı da yeteri kadar açık ve yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermeyecek şekilde ifade edilmiş olmalıdır. Sadece fesih bildiriminin değil fesih sebeplerinin de yazılı olması ve işverence fesih bildirimi ile gerekçelerini kapsayacak şekilde altının imzalanması gerekir. İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği fesih sebebi ile bağlıdır. İşe iade davasındaki savunmasında ilaveten başka bir sebep ileri süremeyeceği gibi bu sebepten farklı bir sebebe dayanamaz.
Dosya içeriğine göre davalı işveren davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca Yönetim Kurulu kararı ile feshetmiştir. Fesih bildirimine yönetim kurulu kararı eklenmediği gibi yönetim kurulunun kararının ne olduğu açıkça yazılmamış, fesih bildirimi yazılı yapılmasına rağmen fesih sebebi açık kesin olarak belirtmemiştir. Fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilememesi, yapılan fesih işlemini geçersiz kılar. Bu nedenle yapılan fesih bildirimi İş Kanununun 19. maddesindeki şekli usule uygun olmadığından başka hususların incelenmesine de gerek bulunmamaktadır.
Bu tespitler karşısında Dairemizin, 14/08/2014 tarihli mahkeme kararının bozulmasına ilişkin 28/01/2015 tarihli kararının maddi hataya dayandığı anlaşılmakla davacının maddi hatanın düzeltilmesi talebi kabul edilmeli Dairemiz kararı ortadan kaldırılmalı, davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 14/08/2014 tarihli kararı onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının maddi hatanın düzeltilmesi talebinin kabulüyle; mahkeme kararının bozulmasına ilişkin Dairemizin 28/01/2015 tarihli, 2014/17131 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, davalının temyiz itirazlarının reddiyle mahkemenin 14/08.2014 tarihli 2014/60 Esas, 2014/44 Karar sayılı kararının yukarıda belirtilen nedenlerle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 01.07.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.