Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/16583 E. 2015/13574 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16583
KARAR NO : 2015/13574
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

Mahkemesi : Dörtyol 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 03/06/2014
Numarası : 2013/428-2014/203

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, işverenin feshin haklı nedene dayandığını kanıtlayamadığı, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, fazla mesai ve genel tatil çalışması belge ile ispatlandığından hakkaniyet indirimi yapılmaması gerektiği ve yıllık iznin kullandırıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, dosya içerisinde mevcut bulunan ve davacının da itiraz etmediği devir teslim tutanaklarına göre, davacının 27.07.2011-11.08.2011 tarihleri arasında 14 gün, 2012 yılının 9. ayında ise 16 gün çalışmadığı görülmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının bu günlerde yıllık izinde mi, raporlu mu, ücretsiz izinde mi olduğunun anlaşılamadığı gerekçesi ile yıllık izin ücreti alacağının hesaplanmasında bu süreler düşülmemiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma yetersizdir.
Davacı isticvap edilerek, 27.07.2011-11.08.2011 tarihleri arasında 14 gün, 2012 yılının 9. ayında ise 16 gün boyunca yıllık izinde olup olmadığı sorulmalı, bundan sonra davacının beyanı ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmalıdır.
Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalılardan M.. B..’nın harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde yargılama harçlarının “davalıdan tahsiline” şeklinde hüküm kurulması da hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Şirkete iadesine, 02.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.