Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/17976 E. 2016/425 K. 18.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17976
KARAR NO : 2016/425
KARAR TARİHİ : 18.01.2016

Tebliğname No : 13 – 2014/31312
MAHKEMESİ : Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2007
NUMARASI : 1997/1068 (E) ve 1999/249 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasa’nın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1, 55/3 maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143 ve 31/3. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasa’ya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle 5237 sayılı Yasa’nın 61. maddesi gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca hırsızlık suçuyla ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü O.. E..’ün temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.