YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14897
KARAR NO : 2015/29238
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Zonguldak 3. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, nitelikli hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
T.T.K Üzülmez Müessesesinde üstlenici Park Enerji Şirketinde gece bekçisi olarak çalışan sanık N.. Ö..’ün, görevi gereği Lavvar’da bulunan torba kömürlerini de muhafaza ettiği, 03.01.2009–10.01.2009 tarihleri arasında gece 23:50’den sonra kömürlerin bulunduğu alana arkadaşları olan sanıklar E.. B.. ve H.. A..’ü alarak birlikte sanık Hilmi’nin aracına torba kömür yükledikleri, böylece atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanıkların savunmalarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; olay yeri ile ilgili kamera CD çözümünde bilirkişinin, görüntülerdeki şahıslarla dosyadaki sanıkların fotoğraflarının karşılaştırılmasında eşleştirme yapılamadığını tespit etmesi, görgüye dayalı beyanı bulunan bir tanığın da bulunmaması karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekili ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanıkların kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.