Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/3938 E. 2015/29424 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3938
KARAR NO : 2015/29424
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, olay tarihinde Aşağıkuzören Köyü su deposu inşaat alanında kazı yaparken inşaat alanının yanında bulunan katılana ait bahçedeki, 1 adet ceviz ağacına zarar verdiği, ayrıca inşaat alanından çıkan 4 kamyon toprağı da müştekiye ait bahçenin 500 m2 lik kısmına dökmek suretiyle bahçede bulunan ve müştekiye ait ceviz ve meyve ağaçlarına zarar verdiği, bu şekilde üzerine atılı nitelikli mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda, mahkemenin nitelikli mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık müdafiinin 07/05/2013 tarihli duruşmada sanık lehine olan maddelerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.