YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/509
KARAR NO : 2015/28282
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
Tebliğname No : 15 – 2013/381272
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2013
NUMARASI : 2012/803 (E) ve 2013/466 (K)
SANIKLAR : E.. G.., S.. D.., S.. D.., A.. Y.., H.. G.., M.. U..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, tehdit, görevi kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık H.. G.. hakkında katılan sanık E.. G..’e karşı yaralama suçundan kamu davası açılmış olup hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında, zamanaşımı süresi içinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1)Katılan sanıklar müdafiinin sanık E.. G.. hakkında görevli memura hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2)Katılan sanıklar müdafiinin; sanık M.. U.. hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanıklar A.. Y.. ve H.. G.. haklarında hakaret suçundan beraat kararlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sanıklar müdafiinin süre tutum dilekçesinde açıkca katılan sanıklar aleyhine verilen kararları temyiz ettiğini belirterek, sanıklar hakkında bir temyiz iradesi ortaya koymadığı, hükmün 18/06/2013 tarihinde usulünce temyiz edildiği, ancak sanıklara yönelik temyiz isteminin 20/08/2013 havale tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz edildiği gözetildiğinde, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Katılan sanıklar müdafinin katılan sanık S.. D.. hakkında kamu görevlisine hakaret ve kamu malına zarar verme, sanık S.. D.. hakkında kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Olay günü saat 01:00 sıralarında meydanda toplanan mahalle gençlerinin yüksek sesle konuşmaları nedeniyle mahalle sakinlerinin polisi arayıp şikayet ettikleri, bu sırada sanıklardan S.. D.. ile E.. G..’in araçları ile olay mahalline geldikleri, polis memurları Ali ve Hüseyin’in şikayet üzerine meydana geldiklerinde mahalle gençlerinin olay yerinden ayrıldıkları, kalanları polis memurlarının uzaklaştırdıkları, Sedat ve Ercan’ın yeni gelmeleri nedeniyle araçtan eşyalarını boşaltmak için bekledikleri, Sedat ve Ercan’a da diğer gençlerle birlikte olduklarını düşünen polis memurlarının onlarında olay yerinden uzaklaşmasını istedikleri, sanıklar Ercan ve Sedat’ın olay yerinde kalmak istemeleri üzerine polis memurlarının joplarını da göstererek ayrılmalarını istemeleri üzerine Ercan ve Sedat’ın “siz kim oluyorsunuz devletin köpekleri, sinkaf ederim” dediği, kıyafetleri zarar gören Sedat’ın telefon ederek ağabeyi Semih’ten gömlek getirmesini istediği, Semih’in de kıyafet getirerek kardeşine teslim edilmesine sağladığı, sanık Sedat’ın sarsarak nezarethane demirlerini yerinden çıkartıp diğer bölüme geçmek için camı kırdığı, yine orada bulunan çay bardağı gibi şeylere zarar verdiği, böylece Sanık Sedat’ın kamu malına zarar vermeve görevi yaptırmamak için direnme, sanık Semih’in ise görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
-Sanık Sedat hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanığı TCK 62. maddesi uyarınca indirim uygulaması yapıldığı, ancak kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin TCK 62. maddesine konu takdiri indirim yapılmayarak çelişkiye düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
-Sanık S.. D.. hakkında kamu görevlisine hakaret, S.. D.. hakkında kamu görevlisine hakaret ve tehdit suçları yönünden, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen hakaret ve tehdit suçlarından dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi