Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/7720 E. 2015/10254 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7720
KARAR NO : 2015/10254
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ : Giresun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2015
NUMARASI : 2014/1024-2015/340

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, TBK 347. maddesine dayalı on yıllık uzama süresinin dolması nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 347/1.maddesi hükmüne göre konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminde en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşemeye son verebilir.
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçici 2.maddesi uyarınca, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce TBK.nun 347.maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde öngörülen kira sözleşmelerinden 10 yıllık uzama süresi dolmamış olmakla birlikte geri kalan süre beş yıldan daha kısa olanlar hakkında yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl, on yıllık uzama süresi dolmuş olanlar hakkında da yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl sonra uygulanacağı öngörülmüştür.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve 14/07/2014 keşide tarihli ihtarnamede konut ve çatılı işyeri kiraları hükümlerine tabi işyeri olarak 01/12/2004 tarihinde kiraya verilen taşınmazın kiraya verilmesinden itibaren on yıl geçtiğinden, on yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunduğunu belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, Dava konusu taşınmazla ilgili olarak taraflar arasında 01/12/2004 tarihli kira sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin yenilenerek devam ettiğini, T.B.K.’nın 347. maddesinde belirtilen 10 yıllık uzama süresinin T.B.K.’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihi itibariyle henüz dolmadığını, dolayısı ile dava konusu taşınmaz açısından kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl geçmediği müddetçe T.B.K.’nın 347. maddesine dayalı tahliye davası açılmasının mümkün olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Kiralanan, TBK.nun konut ve çatılı işyeri kirası hükümlerine tabi olup, taraflar arasında imzalanan 01/12/2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde süre belirtilmemiş ise de, artışın her sene başında yapılacağının kararlaştırılmış olması, kiraya verenin ihtarnamenin 01/12/2014 olan uzama süresinden üç ay önce keşide edildiğini açıklaması karşısında kira süresinin bir yıl süreli olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda TBK.nın 347/1 maddesinin 6101 Sayılı Yürürlük Kanununun geçici 2.maddesi uyarınca yasanın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren beş yıl sonra uygulanması gerektiğinden, davanın 01/07/2017 tarihinden sonra açılması gerekmektedir.
Mahkemece koşulları gerçekleşmeden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.