YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/927
KARAR NO : 2015/28294
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Mağdurlar M.. E.. ve M.. F..’ın Çarşamba İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru oldukları, olay günü devriye görevini yaptıkları, sanıkların içinde bulunduğu aracın yanlarından hızla uzaklaşması üzerine aracı takip ettikleri, aracın şöförü olan sanık M.. Ç.. hakkında alkollü araç kullanmaktan işlem yapacaklarını söylemeleri üzerine sanık M.. Ç..’nin mağdurlara hitaben ”biz teröristmiyiz lan beni buradan kimse alamaz kendimide yakarım arabayıda yakarım” dediği, daha sonra mağdurlar ile sanıklar arasında arbede yaşandığı, tartışma sırasında sanık E.. K..’nın M.. E..’un yüzüne yumruk attığı, diğer sanık K.. Ç..’nin ise M.. E..’a hitaben ”beni iyi tanıyacaksın lan senin amına koyacam seni burada yaşatmayacam” dediği, sanıklar M ve E etkisiz hale getirilmeye çalışılırken ekip otosunun arka tamponuna ve kapısına tekme attıkları, böylece sanıkların hakaret, kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1)Sanık E.. K.. hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanık M.. Ç.. hakkında hakaret ve sanık K.. Ç.. hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet, sanık M.. Ç.. hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde,
Sanıkların iddianamede yazılı eylemleri gerçekleştirdiğini mağdur beyanları, sanık beyanları, adli raporlar, yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre Sanık E.. K.. hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanık M.. Ç.. hakkında hakaret, mala zarar verme sanık K.. Ç.. hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık E.. K.. hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde,
Olay sonrasında düzenlenen zarar görgü ve tespit tutanağı, olay ve yakalama tutanağı ve mağdur beyanları karşısında sanık E.. K..’nın ekip otosunun arka tamponuna zarar verdiği anlaşılmakla, Sanık E.. K.. hakkında kamu malına zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyer savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.