YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14637
KARAR NO : 2015/29096
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, ……………………….. numaralı telefon hattını kullanarak katılanın ………….. numaralı telefon hattını aradığı, katılana kendisini daha önceden tanıdığını, iyilik etmek istediğini, katılana evlenebileceği 50 yaşlarında uygun bir bayan bulunduğunu, buluşmaları gerektiğini söylediği, kendisi …. olarak tanıtan sanığın konuşmalarından kendisinin tanıdığı ve güvenebileceğine inanan katılanın sanık ile buluştuğu, sanığın buluşmalarında katılana geçmişte kendisine çok iyilikleri dokunduğunu ve iyilik yapmak istediğini söylediği, sanığın yanında adını ….. olarak tanıştırdığı 50 yaşlarında bir bayan ile …. olarak tanıştırdığı başka bir bayan ve ayrıca Hasan olarak tanıştırdığı erkek şahıs bulunduğu, ….. olarak tanıştırdığı bayanı katılan ile evlendirmeyi düşündüğü kişi olarak tanıştırdığı, daha sonra hep birlikte katılanın evine gittikleri, evlenmeye karar verdiğini söyleyen …. isimli bayanın katılanın yanında 4 gün kadar kaldığı ve bu süre zarfında katılanı kendisiyle evleneceği konusunda ikna ettiği ve inandırdığı, bir süre sonra evlenebilmek için 11.000 TL tutarında altın ve 1900 TL tutarında giysi aldırdıkları, katılanın cuma namazına gitmek üzere …. ismini kullanan bayanın yanından ayrılacağı sırada ….. camide rahatsız olmaması için cep telefonunu kendisine bırakmasını istediği, katılanın telefonunu bırakarak cuma namazına gittiği, namazdan döndüğünde sanığa ve diğer kişilere ulaşamadığı, böylece sanığın katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan beyanı, tanık beyanları, sanık savunması, canlı ve fotoğraf teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre atılı dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “100 gün”, ”83 gün”, ”1.660 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” , “4 gün”, ”80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.