Danıştay Kararı 6. Daire 2018/6668 E. 2021/6558 K. 20.05.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/6668 E.  ,  2021/6558 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/6668
Karar No : 2021/6558

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Zonguldak İli, Çaycuma İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Çaycuma Belediye Meclisi kararı ile bu plana yapılan itirazın reddine dair Çaycuma Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin uygulanması gerektiği, davacının 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki yapılaşma koşulları, imar adası düzeni ve tanımlanan kentsel çevre itibariyle herhangi bir mağduriyetinin söz konusu olmadığı, Çaycuma ilçesinde yapılan imar planlarında yeni tanımlanan 30.00 m.lik çevre yolunun ve tarımsal alanların imara açılmasını içeren plan kararlarının, taşınmazı da ilgilendiren imar adalarında görülen yapılaşma kararlarına ilişkin kararsızlıkların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olarak değerlendirilemeyeceği, buna karşın davacının maliki olduğu taşınmaza yönelik yapılan imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun ve uygulanabilir olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu dikkate alındığında planlama süreci içinde, bu kadar kısa zamanda, bu kadar farklı yapılaşma koşullarının tanımlanmasıyla davaya konu taşınmazlar ve çevredeki diğer imar adaları üzerindeki yapılaşma koşullarına ilişkin kararsız, nedensiz ve gereksiz değişimlerin, imar planlarının güvenilirliğini ve nesnelliğini zayıflattığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, 30.00 m.lik çevre yolunun yeterli araştırmalara ve herhangi bir nesnel gerekçeye dayandırılmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu kararın, davanın 30.00 m.lik imar yoluna ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Dava konusu planlarda taşınmaza ilişkin yapılaşma koşullarına gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; “nazım imar planı” varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak, hali hazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme, yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasında esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan planlar, “uygulama imar planı” tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastrol durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar tanımlanması yapılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, ” Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları, imar planları ise, nazım imar planları ve uygulama imar planları olarak hazırlanır. Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de yapılabilir.” hükmü yer almıştır.
Aynı Kanun’un, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır.” hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının maliki olduğu Zonguldak İli, Çaycuma İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda Çaycuma Belediye Meclisinin …tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli ilave+revizyon uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli ilave+revizyon nazım imar planında yapılaşma koşullarının, TAKS=0.40 , KAKS=1.60 şeklinde belirlendiği, davacı tarafından bu plana yönelik herhangi bir itirazda bulunulmadığı, planlara yönelik tüm itirazların değerlendirilerek karara bağlanmasına ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla onaylanan imar planlarında, anılan taşınmazların TAKS ve KAKS değerlerinin 0.30/1,20 olarak belirlendiği, bu plan revizyonuna yapılan itirazın, … tarih ve … sayılı belediye meclisi kararıyla reddedilmesi üzerine Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı hareket edildiği ve davaya konu edilen planlarda üst ölçekli planların ana ulaşım sistemi ile yol kademelenmesine dikkat edilmediğinden bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, bilirkişilerce hazırlanan rapora dayalı olarak, planlama süreci içinde, dava konusu edilen plandan önce yapılan plandan kısa bir süre sonra yani onyedi gün sonra dava konusu planların yapıldığı ve yapılaşma koşullarının değiştirildiğinden bahisle karar verilmiş ise de onyedi gün sonra yeni planlama yapılmadığı, 24/11/2015 tarihli ilave+revizyon planlarına askıda yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda yapılaşma koşullarında değişikliğe anlaşıldığından anılan gerekçeyle verilen kararda isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu edilen imar planlarıyla öngörülen yapılaşma koşullarına ilişkin, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak detaylı ve somut olarak değerlendirmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dava konusu planların 30 metrelik yola ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu ile ONANMASINA, kararın, dava konusu taşınmazın yapılaşma koşullarına ilişkin kısmı yönünden oybirliği ile BOZULMASINA, dosyanın adı geçen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi gönderilmesine, 20/05/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.

AZLIK OY :
Dava, Zonguldak İli, Çaycuma İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parseli kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Çaycuma Belediye Meclisi kararı ile bu plana yapılan itirazın reddine dair Çaycuma Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmış,
İdare Mahkemesince; davaya konu taşınmazın bulunduğu alanda, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin uygulamasına ilişkin henüz gerçekleşmiş bir idari işlem olmadığı ve davacıya ait taşınmazın İmar Kanununun 18. maddesinin uygulamasına konu olması gerektiği ve bu uygulama sonucunda oluşacak imar parsellerinde malik olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla davacının 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki yapılaşma koşulları, imar adası düzeni ve tanımlanan kentsel çevre itibariyle herhangi bir mağduriyetinin söz konusu olmayacağı, Çaycuma ilçesinde yapılan imar planlarında yeni tanımlanan 30.00 m.lik çevre yolu ve tarımsal alanların imara açılmasını içeren plan kararlarının, taşınmazı da ilgilendiren imar adalarında görülen yapılaşma kararlarına ilişkin kararsızlıkların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olarak değerlendirilemeyeceği, buna karşın davacının maliki olduğu taşınmaza yönelik yapılan imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun ve uygulanabilir olduğu, imar planının onaylanmasına ilişkin Çaycuma Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının, davacıya ait taşınmaza yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, bilirkişi raporu ile ek bilirkişi raporu dikkate alındığında planlama süreci içinde, bu kadar kısa zamanda, bu kadar farklı yapılaşma koşullarının tanımlanmasıyla davaya konu taşınmazlar ve çevredeki diğer imar adaları üzerindeki yapılaşma koşullarına ilişkin kararsız, nedensiz ve gereksiz değişimlerin, imar planlarının güvenilirliğini ve nesnelliğini zayıflattığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, 30.00 mtlik çevre yolunun yeterli araştırmalara ve herhangi bir nesnel gerekçeye dayandırılamadığı gerekçesiyle, kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerine göre, alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerektiği, 1/25000 ölçekli çevre düzeni planının, leke plan olması itibarıyla ölçek bazında gösterilemeyen kullanımların 1/5000 ölçekli planda yer alabileceği, üst ölçekli planlarda yer verilmeyen ayrıntıların alt ölçekli planlarda yer almasının üst plana aykırılık oluşturmayacağından, uyuşmazlıkta, dava konusu imar planlarında yeni tanımlanan 30.00 m.lik imar yolunun 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında gösterilmeden doğrudan 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmesi, tek başına ve sadece bu yönüyle planların kademeli birlikteliği ilkesine ve dolayısıyla hukuka aykırılık oluşturmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu uygulama imar planı ile nazım imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun anılan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2018/6766 sayılı dosyasında, 1/5000 ölçekli nazım imar planın da dava konusu edildiği ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmazın yol fonksiyonu yönünden incelendiğinin görüldüğü, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kendi içinde şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevzuatına uygun bulunup bulunmadığı hususları yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın verilen kararda isabet bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararının, dava konusu edilen uygulama imar planı ile nazım imar planında, taşınmazın 30 m.lik yol alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden de bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.