Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4839 E. , 2021/2408 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4839
Karar No : 2021/2408
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :…Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ….İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Kooperatif tarafından, işyeri bildirgesinin, …isimli şahsın işe giriş bildirgesinin, aylık prim ve hizmet belgelerinin ve işten ayrılış bildirgesinin verilmediği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca 29.745,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlem ile ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun olarak düzenlenmediğinden bahisle 6.129,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; işlemlere dayanak alınan raporda sadece …’nin imzaladığı durum tespit tutanağına göre bu kişinin davacıya ait işyerinde çalıştığına yönelik tespitin belirtildiği görülmekle beraber; dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihten önce (28.05.2014 tarihinde) …’nin davacıya ait işyerinde çalışmadığını beyan ettiği, bu beyana rağmen dava konusu işlemlerin tesis edildiği, ancak bu kişinin iş yerinde çalıştığına dair olayı aydınlatıcı, somut ve kesin bilgi ve belgeye dosyada yer verilmediği birlikte değerlendirildiğinde, …’nin davacı Kooperatife ait işyerinde çalıştığı tespitine dayanılarak …tarih ve …sayılı işlem ve …tarih ve …sayılı işlemle verilen dava konusu idari para cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, … adlı şahsın dolmuş durağında çalıştığının sabit olduğu, elinde durağa ait telsizin bulunduğu, beyanlarının çalışmayı ispat ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davalı idare tarafından 20/11/2013 tarihinde Adana İli Merkez …Caddesi üzerinde bulunan dolmuş durağında yapılan denetimde, … isimli şahsın durakta hareket amiri olarak çalıştığının tespit edilmesi üzerine, davacı Kooperatifin işyeri bildirgesini, bahse konu şahsa ait işe giriş bildirgesini, aylık prim ve hizmet belgelerini ve işten ayrılış bildirgesini vermediği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102 maddesi uyarınca 29.745,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlem ile ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun olarak düzenlenmediğinden bahisle 6.129,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağı;
8. maddesinde, işverenlerin, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri 7. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlü olduğu,
9. maddesinde, 4. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren sona ereceği ve en geç on gün içinde kuruma bildirileceği,
11. maddesinde, işverenin örneği kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, kuruma vermekle yükümlü olduğu hükümlerine yer verilmiş;
Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 86. maddesinde, “İşveren bir ay içinde 4 üncü ve 5 inci maddeye tâbi çalıştırdığı sigortalıların ve sosyal güvenlik destek primine tâbi sigortalıların; a) Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını, b) 80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını, c) Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını,gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık prim ve hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle veya sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren, onbeş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır. İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden, işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.(……)” hükümleri yer almış;
102. maddesinin 1. fıkrasının (a-2) bendinde, “8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmüne;
(b) bendinde “11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usûle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere; 1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, 3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında, idari para cezası uygulanır,” hükmüne;
(c-4) bendinde, “86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmüne;
“e” bendinin 4. alt bendinde; ”Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usûlsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre,” idari para cezası uygulanır, hükmüne;
“e” bendinin 5. alt bendinde; “İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında,” .. idari para cezası uygulanır, hükmüne ;
(j) bendinde, “9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Mahkeme Kararının …’nin işten ayrılış bildirgesinin süresinde verilmemesi ve ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısımları yönünden dava konusu işlemin iptaline dair kısmının incelenmesi:
Dava dosyasının incelenmesinden, …’nin davacı Kooperatifte 20/11/2012 tarihinden itibaren çalışmaya başladığının tespit edildiği, 20/11/2013 tarihinde yapılan denetim tarihinden itibaren işten ayrıldığının kabul edilerek işten ayrılış bildirgesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle idari para cezası uygulandığı anlaşılmıştır.
5510 sayılı Kanun’un, anılan hükümlerine göre ceza verilebilmesi için öncelikle cezaya esas alınan fiil ve olayların somut, kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde davalı idarece tesbiti gerekli ve zorunludur. Bu tesbitler çalışanların şikayet ve itirazlarına, işverene ait kayıt ve defterlere, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerine bakılarak yapılabilecek ve aksi sabit oluncaya kadar bu tesbitlere itibar edilecektir.
Dosyada …’nin işten ayrıldığına dair somut bilgi ve bulunmadığı dikkate alındığında, işten ayrılış bildirgesinin süresinde verilmemesi nedeniyle uygulanan dava konusu idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun olarak düzenlenmediğinden bahisle dava konusu …tarih ve …sayılı işlem ile davacı Kooperatife 6.129,00 TL idari para cezası verildiği görülmektedir. Davacı aleyhine, …’ye ilişkin işe giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde verilmemesinden dolayı 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası tahakkuk ettirilmiş olup, sigortalı olarak bildirilmeyen bu kişinin ücretinin tediye bordrolarına ve yasal defterlere işlenmediğinden bahisle uygulanan söz konusu idari para cezası bu haliyle mükerrer ceza olduğundan hukuka uygun bulunmamaktadır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, işten ayrılış bildirgesi ve ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezaları yönünden iptaline dair kısmı, belirtilen gerekçe ile usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B- Mahkeme kararının, işe giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri ile işyeri bildirgesinin süresinde verilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezalarına ilişkin kısımlarının incelenmesi;
Dava dosyasının incelenmesinden, denetim sırasında bir şahsın elinde telsizle dolmuş durağında çalıştığının görüldüğü, şahsın durum tespit tutanağına geçen beyanında ücretinin durağa bağlı 95 dolmuşun sahiplerinden aldığı, kendisini Kooperatif başkanının işe aldığını belirttiği ve beyanını imzaladığı, aynı şahsın durakta 01/01/2000 tarihinden itibaren beri değnekçi olarak çalıştığı yönünde davalı kuruma dilekçe verdiği, Adana 7. Noterliği’nin …tarih ve …yevmiye no ile düzenlenen beyanname ile de bu kez davacı Kooperatifin mevcut yönetimi nezdinde ve bundan önceki yöneticiler döneminde hiçbir şekilde çalışmadığı şeklinde beyan verdiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, dolmuş durağında fiili çalışması görülen … isimli şahsın durakta davacı Kooperatif gözetim ve denetiminde çalıştığı, kendisine kooperatif tarafından telsiz verildiği, bu telsizle dolmuşların hareket işlerini sevk ve idare ettiği konusu açık olup bu durum karşısında, adı geçen şahsın davalı idare tarafından yapılan denetimden sonraki şikayetine ve önceki beyanına aykırı şekilde durakta çalışmadığı yönünde verdiği Noter Beyannamesindeki ifadesine başka saikle verdiği sonucuna varıldığından itibar edilmemiştir.
Bu itibarla, davacı Kooperatife, … isimli şahsın işe giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgelerini yasal sürede vermediği gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemde hukuka aykırılık, anılan işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Bununla birlikte dava konusu …tarih ve …sayılı işlemde işyeri bildirgesinin verilmemesi nedeniyle de idari para cezası verilmiş olup, idare mahkemesince temyize konu kararda bu hususta bir değerlendirme yapılıp hüküm kurulmadığı görülmektedir. Söz konusu işlemde para cezalarının hesaplanmasına ilişkin kısım yer almadığından, idare mahkemesince idari para cezasının nasıl hesaplandığı davalı kurumdan sorularak işyeri bildirgesi ile ilgili olarak da değerlendirme yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle,
1- Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2- Dava konusu işlemlerin iptali yolundaki …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, işten ayrılış bildirgesi ve ibraz edilen defter ve belgeler ile aylık ücret tediye bordrolarının usulüne uygun düzenlenmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezalarına yönelik kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, işe giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgeleri ile işyeri bildirgesinin süresinde verilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezalarına yönelik kısmının BOZULMASINA,
3- Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
4- 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/05/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Temyize konu karar hukuka uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, kısmen gerekçe değiştirilerek onanması, kısmen bozulması yönündeki Daire kararına katılmıyorum.