YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/21032
KARAR NO : 2015/9872
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma-taksirle yaralama
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatmalı, tek yönlü ve üç şeritli yolun sağ şeridinde seyir halinde iken, katılanın yolda tekeri patlayan ve emniyet şeridinde dörtlü flaşörlerini yakarak duran, beton mikseri kamyon sürücüsü arkadaşı … yardım etmek için, idaresindeki beton mikserini bu kamyonun önünde, emniyet şeridinde durdurup, aracının kapısını açarak yola indiği sırada, sağ şeritten gelen sanığın fren izi olmadan katılana çarptığı ve katılanın hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı ve sanığın olaydan sonra alınan raporunda 90 promil alkollü olduğunun belirlendiği olayda; sanığın flaşörleri yanan arızalanan aracı ve önündeki aracı fark ettiği şeklindeki beyanı, kamyona çok yakın olarak geçtiği sırada olayın meydana geldiği, olaydan yaklaşık 1 saat kadar önce yemek yerken 4 adet bira içtiği yönünde açık beyan karşısında alınan alkol miktarının 100 promil civarında olduğu, sanığın güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde alkollü olarak araç kullandığının ve olayın alkolün etkisi ile meydana geldiğinin kabulü ile sanığın üç şeritli yolda, park halindeki araçları gördüğü anda manevra kabiliyeti olmasına ve fren tedbirine başvurması gerekir iken, katılana çarptığı, dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve bilinçli taksirle yaralama suçlarının oluştuğu, tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, sanığın yalnızca taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanığın kusursuz olduğu yönündeki isabetsiz bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.