Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/18579 E. 2015/13558 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18579
KARAR NO : 2015/13558
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

Mahkemesi : Adana 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 12/08/2014
Numarası : 2013/511-2014/636

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Ç…. Üniversitesi Rektörlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı üniversitenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; davalı işyerinde 01.04.1995 – 29.04.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin kendisi tarafından emeklilik gerekçesi ile feshedildiğini, bu nedenle hak etmiş olduğu kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, davacı işçinin yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda davalı, davacının kullandığı yıllık izinlere ilişkin imzalı belgeler sunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık ücretli izin çizelgesinin doğruluğu ve imzalarının sahte olmadığı kanaatine varılır ise davacının kullanmamış olduğu herhangi bir yıllık izin ücret alacağı bulunmadığı hatta fazladan 7 gün izin kullanmış olduğunun tespit edildiği ancak mahkemece çizelgelerin dikkate alınmayacağı kanaatine varılması durumuna göre de yıllık izin ücret alacağının hesaplandığı görülmüştür. Davacı tanıkları dahi, davacının yıllık izinlerini bildikleri kadarıyla kullandığını, izin hakkı ne kadar varsa o kadar iznini kullandığı şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece HMK’nun 31. maddesine göre hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacının izinlerini kullandığına ilişkin imzalı belgeler olduğu halde bu belgelerin değerlendirilmemesi, bu belgelerle ilgili olarak davacının isticvap edilerek beyanlarının alınmaması ve mahkeme gerekçesinde dosya içerisinde yer alan yıllık izin belgelerine neden itibar edilmediğinin açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacı isticvap edilerek dosyaya sunulu izin belgeleri ile ilgili beyanının alınması ve gerekirse imza incelemesi yaptırılarak davacının bu dönemlerde yıllık izin kullanıp kullanmadığı araştırılmalı ve çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar araştırılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 02.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.