Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/22697 E. 2015/13634 K. 07.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22697
KARAR NO : 2015/13634
KARAR TARİHİ : 07.07.2015

Mahkemesi : Karşıyaka 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/03/2015
Numarası : 2011/563-2015/69

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 07.07.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı H… Paz.Petrol Ürünleri İth.İhr.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.E… C… ile karşı taraftan davacı H.. Ç.. vekili Av.T…T… U… geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2. Davacı vekili, davacının 15.06.1990 – 30.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, genel tatil, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece işyerinden içki şişesinin alınması olayında davacı ve gerekse diğer işyeri çalışanı olan R…K…nin Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları, 2012/463 Esas 2013/324 sayılı kararla Ramazan Köse’nin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet aldığı, diğer sanık H.. Ç..’nın ise atılı suçu işlediği sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, yapılan yargılama esnasında da davacının içki şişesini sahiplendiği ya da diğer işyeri çalışanı ile beraber ortak hareket ettiğine yönelik bir delile rastlanmadığı, içinde içki şişesi olduğu anlaşılan kolinin davacı tarafça dışarı çıkartılırken diğer çalışanın dışarıya çıkması sebebiyle şüpheli bir durum mevcutsa da bu durumun iş akdinin haklı nedenle feshini doğuracak nitelikte olmadığı, şüpheli durumun varlığı sebebiyle taraflar arasında olması gereken güven ilişkisi bozulmakla, işverenden iş ilişkisinin sürdürülmesini beklemek mümkün değilse de bu hususun geçerli bir fesih sebebi teşkil edeceğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatının ve diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin feshine neden olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yürütülen Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları, 2012/463 Esas 2013/324 Karar sayılı kararının kesinleşmediği anlaşıldığından, mevcut davanın sonucu etkileyeceğinden ceza davası sonucu beklenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, ceza davasında verilen kararın kesinleşmesi beklenilerek o dosya ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davalı işveren davacıya 2011 yılı Ağustos, 2010 yılı Mart- Nisan -Mayıs -Haziran- Temmuz- Ağustos- Eylül- Ekim- Kasım- Aralık aylarında ek kazanç adı altında fazla çalışma ödemeleri yapıldığını iddia etmiştir. Gerçekten de örneğin 2010 Aralık ayında davacıya 289,75 TL ek kazanç adı altında ödeme yapıldığı görülmüştür. Ödeme itiraz niteliğinde olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Mahkemece davalının iddiası doğrultusunda davacıya o aylarda ek kazanç adı altında fazla çalışma ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 07/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.