YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2402
KARAR NO : 2015/21416
KARAR TARİHİ : 14.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/393197
MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/08/2014
NUMARASI : 2014/137 (E) ve 2014/291 (K)
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve suç işlemek amacıyla örgüte üye olma
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Tüm sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan Z.. B.., Akbank ve Y.. B.. vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Şikayetçi Z.. B.., Akbank ve Y.. B..’nın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan doğrudan zarar görme olasılığı bulunmayıp bu suçtan açılan davaya katılma hakları bulunmadığından ve katılma kararı verilmiş olması da temyiz hakkı vermeyeceğinden, şikayetçiler adına vekillerinin vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE),
II- Sanıklar G.. M.., B.. M.. ve I.. M.. hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan Z.. B.., Akbank ve Y.. B.. vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararları usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan Ziraat Bankası, Akbank ve Y.. B.. vekillerinin, suçların sabit olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin oybirliğiyle (ONANMASINA),
III- Sanıklar M.. I.. ve M.. A.. hakkında katılanlar Akbank, Y.. B.. ve İş Bankası’na karşı işledikleri sahte banka veya kredi kartı üretme ve kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Kopyalanan ve kullanılan kart sayısı, kartların kullanım sayısı, sanıkların kastlarının yoğunluğu, suçların işleniş biçimi, zarar miktarı gözetilerek TCK.nun 3 ve 61/1. maddeleri uyarınca TCK.nun 245/2. madde ve fıkrası uyarınca kurulan hükümlerde alt sınırdan uzaklaşılarak, TCK.nun 245/3. madde ve fıkrası uyarınca kurulan hükümlerde de, hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak hükümler kurulması gerektiğinin gözetil- memesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıkların, bir sebebe dayanmayan; sanık M.. I.. müdafiinin, suçun vasfına ve eylemin tek suçu oluşturduğuna ve sanık M.. A.. müdafiinin ise, eksik inceleme ile hükümler ku- rulduğuna, suçların sabit olmadığına, usül kurallarına aykırılık yapıldığına temyiz iti- razları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin oyçokluğuyla (ONANMASINA),
IV- Sanıklar M.. I.. ve M.. A.. hak- kında katılan Z.. B..’na karşı işledikleri sahte banka veya kredi kartı üretme ve kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan Z.. B.. vekili, sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Kopyalanan ve kullanılan kart sayısı, kartların kullanım sayısı, sanıkların kastlarının yoğunluğu, suçların işleniş biçimi, zarar miktarı gözetilerek TCK.nun 3 ve 61/1. maddeleri uyarınca TCK.nun 245/2., 245/3 madde ve fıkraları uyarınca kurulan hükümde alt sınırdan uzaklaşılarak, hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan Z.. B.. vekilinin, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 14.09.2015 gününde III nolu onama kararı yönünden oyçokluğu, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar M…P…ve M.. A.. hakkında
mağdurlar Akbank, Y.. B.. ve İş Bankası’na yönelik sahte banka veya kredi kartı üretmek ve sahte oluşturulan kredi kartının kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından 5237 sayılı TCK.nun 245/2 ve 245/3. maddelerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin, sanıkların eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK.nun 245/3. madde ve fıkrasında düzenlenen tek suçu oluşturması nedeniyle bozulması gerekirken onanmasına karar verilmesi yerinde değildir. Şöyle ki;
Dosya kapsamı ve anlatımlardan, sanıkların eylem birliği içerisinde Akbank, Y.. B.. ve İş Bankası tarafından verilen kredi ve banka kartlarının kopyalanması sonucu sahte olarak üretilen bu kartlarla para çektikleri anlaşılmaktadır.
5237 sayılı TCK.nun 21/1. madde ve fıkrası “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” Yine TCK.nun 44. maddesi “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmünü içermektedir.
5237 sayılı TCK.nun 245/3. madde ve fıkrasında tanımlanan suçun maddi unsuru, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır. Ancak bu fıkra hükmüne göre cezaya hükmedilebilmesi için fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması gerekir. Bu maddedeki suçun oluşması için ilk şart, banka veya kredi kartının sahte olarak üretilmiş veya üzerinde sahtecilik yapılmış olmasıdır. Yani sahte kart oluşturmak veya üzerinde sahtecilik yapmak bu suçun seçimlik hareketleridir. Sahte kart oluşturmak, gerçek kart üzerinde yapılanlar dışında sahtecilik fiillerini ifade eder. Üçüncü fıkradaki suçun oluşması için ikinci şart ise, sahte olarak üretilmiş veya üzerinde sahtecilik yapılmış kartın kullanılması suretiyle yarar elde edilmiş olmasıdır. Haksız yararın fail yada başka birisine sağlanmasının önemi yoktur. Her iki halde de suç oluşacaktır.
245. maddenin 3. fıkrasında tanımlanan suçun manevi unsuru ise kasttır yani kasten işlenebilen bir suçtur. Üçüncü fıkra açısından kast, suça konu banka veya kredi kartının sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kart olduğunu bilmeyi ve bu kartı yarar sağlamak amacıyla kullanmayı istemeyi gerektirir.
Bilindiği üzere, sahtecilik fiillerinin hedefi yine bizzat sahteciliğin kendisi değildir. Hemen her zaman sahteciliğin ötesinde bir amaca ulaşmak için sahtecilik yapılır. Bu nedenle sahte belge oluşturduktan sonra bu sahte belgeyi kullanan kişi, hem sahte belge düzenlemekten hem de sahte belge kullanmaktan dolayı cezalandırılmaz. Burada da aynı şekilde düşünmek uygun olacaktır. Dolayısıyla, sahte kart oluşturan veya kart üzerinde sahtecilik yapan kişi, daha sonra bu kartı kullanarak yarar sağlayacak olursa, sadece TCK.nun 245/3 maddesinde öngörülen suçtan dolayı cezalandırılması gerekecektir. Nitekim TCK.nun 245/3. maddesinde öngörülen cezanın 245/2. maddesinde öngörülen cezadan fazla olması da bu görüşü destekler niteliktedir.
Somut olayda da, Ceza Genel Kurulunun 27.05.2008 gün ve 2008/11-87 E, 2008/150 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıkların suçta kullandıkları kopyalanıp sahte olarak üretilen kredi ve banka karları “sahte oluşturulan” kart niteliğinde olup, bu kartın kullanılması suretiyle kendilerine haksız yarar sağlaması eyleminin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmaması ile, 5237 sayılı TCK.nun 21/1. madde ve fıkrasında “Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.” şeklindeki düzenleme ve TCK.nun 44. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların kastının açıkça sahte olarak üretilen kredi ve banka kartlarının kullanılması sonucu yarar sağlama olduğu ve eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı TCK.nun 245/3. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, TCK.nun 245/3. madde ve fıkrası yanında ayrıca TCK.nun 245/2. madde ve fıkrasından da hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini gerekçesiyle bozulması yerine, yerel mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararlarının onanması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 14.09.2015