YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/35833
KARAR NO : 2015/21372
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/22695
MAHKEMESİ : Sarayköy (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2013/188 (E) ve 2013/489 (K)
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
Sanık müdafiinin 12.12.2013 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulan- masını talep ettiği ancak gerek sanığın gerekse müdafiinin paraya çevirme ve ertelemeyle ilgili olarak özel bir talepte bulunmadıkları somut olayda, sanık müdafiinin lehe hü- kümlerin uygulanmasına ilişkin isteminin 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde dü- zenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmesi talebini de kapsadığı halde, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile kişiliği de gözetilerek bu konuda bir karar verilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 10.09.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık M.. S.. hakkında ruhsatsız tabanca bulundurmak su- çundan, 6136 sayılı Yasanın 13/3. maddesinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın, 6136 sayılı Yasanın 13/3, 5237 sayılı TCK.nun 62/1, 52/2, 51, 54. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve zoralıma; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek de sanık hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar veril- miştir.
Mahkemenin 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkumiyete ilişkin kararı, süresi içerisinde sanık savunmanı tarafından temyiz edilmiştir.
6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık savunmanı tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında bir karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma kararına katılmakla birlikte, ayrıca CMK.nun 231. maddesi yönünden de bozmaya karar vermemesi yerinde değildir. Şöyle ki;
Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce de- ğerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.
Somut olayda da; öncelikle adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında önceden verilen hükmün açık- lanmasının geri bırakılması kararının CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği dikkate alındığında; “önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara atıfla suça eğilimli kişiliği” gerekçe gösterilerek CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle çelişkiye neden olunması gerekçesiyle de bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının sadece TCK.nun 50. maddesinin uygulanması yönünden bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.10.09.2015