YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10213
KARAR NO : 2015/21973
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
Tebliğname No : KD – 2014/62633-itiraz
MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2013
NUMARASI : 2013/452 (E) ve 2013/943 (K)
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik Yargıtay Cumhuriyet Baş- savcılığının 04.06.2015 tarihli itiraz isteği yerinde görüldüğünden, Dairemizin 06.05.2015 tarih ve 2014/24904 esas, 2015/16713 karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün (ONANMASINA), 30.09.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık H.. M.. hakkında, ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinden cezalandırılması için dava açılmıştır.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda sanığın, 6136 sayılı Yasanın
13/1, 5237 sayılı TCK.nun 62, 50, 52/2-4, 54. maddeleri uyarınca 500,00 TL ve hapis cezasından çevrilme 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 taksitte ödenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin adli sicil kaydı gerekçe gösterilerek de sanık hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulan- masına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararı, süresi içerisinde sanık tarafın- dan temyiz edilmiş, Dairemizin 06.05.2015 tarih ve 2014/24904 E, 2015/16713 K sayılı ilamıyla da “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı mahkumiyet hükmü niteli- ğinde olmayıp sabıkası bulunmayan sanığın, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlen- dirilmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi” gerekçesiyle yerel mahkemenin kararı bozulmuştur. Süresi içerisinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine, sayın çoğunluğun Dairemizin 06.05.2015 tarihli bozma kararının kaldırılarak yerel mahkemenin kararının onanmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değer- lendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümler değerlendirilecektir.
Somut olayda da; öncelikle adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gibi, verilen hapis cezası kişilik özellikleri değerlendirilerek adli para cezasına çevrilen sanık hakkında; önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar gerekçe gösterilerek CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle çelişkiye neden olunduğunun anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsav- cılığının itirazının reddine ve dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yerine, yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun olmayan kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 30.09.2015