Danıştay Kararı 10. Daire 2019/9355 E. 2021/2302 K. 17.05.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/9355 E.  ,  2021/2302 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9355
Karar No : 2021/2302

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İşletmeciliği A.Ş.
(Eski Unvan: … İşl. A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, davacı tarafından esastan, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından Mart 2011 – Mayıs 2013 tarihlerini kapsayan dönemde abonelik fesih işlemlerinin süresinde gerçekleştirilmemesi nedeniyle davacı şirkete uygulanmış idari para cezası bulunmasına karşın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından Aralık 2011-Mart 2014 tarihlerini kapsayan dönemde yapılan denetimde 574 sözleşmeye ilişkin abonelik hizmeti iptal talebinin ilgili mevzuatta belirlenen süre içerisinde gerçekleştirilmemesinin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle aynı Kanun’un 77. ve 78. maddeleri gereğince, zamanaşımı süreleri de gözetilerek, davacı şirket hakkında 108.200,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü’nün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali ile 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıya ödenmesi yolunda verilen kararın, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 09/03/2017 tarih ve E:2016/7827, K:2017/1115 sayılı kararı ile, 436 adet tüketici işlemi yönünden iptaline ilişkin kısmının bozulması, 105 adet tüketici işlemi yönünden iptaline ilişkin kısmının onanması ve tarafların karar düzeltme istemlerinin de reddine karar verilmesi üzerine bozma kararına uyularak, dava konusu işlem ile cezaya tabi tutulan 541 adet tüketici işlemi yönünden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 21/04/2014 tarihli kararıyla da ceza verilmiş olması nedeniyle sözkonusu 541 tüketici işlemi nedeniyle mükerrer cezalandırılma yapıldığı iddia edilmekte ise de, Mahkemece yapılan inceleme neticesinde sadece 105 isim için isim benzerliği bulunduğunun tespit edildiği, 436 tüketici işlemi için ise böyle bir benzerliğin tespit edilemediği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yapılan incelemenin sektörel çaplı olması, 60.123 tüketici işlemini ilgilendirmesi nedeniyle, 541 adet tüketici işleminden sadece 105 adedinde isim benzerliğine rastlanılmasının, sadece söz konusu 105 işlem açısından mükerrer ceza kesilip kesilmediğinin somut olarak ortaya konulamaması karşısında, dava konusu işlemde anılan 105 adet tüketici işlemi haricindeki tüketici işlemleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine 1.362,00 TL vekalet ücretinin karşılıklı olarak davacı ve davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; her ne kadar Danıştay tarafından, abone sayısı baz alınarak kısmen bozma kararı verilmiş ise de, belirtilen dönem itibariyle kendilerine idari para cezası verilmiş olup abone sayısının sadece cezanın miktarını belirlemede bir kriter olduğu, aynı aykırılık için aynı dönemde farklı iki kurum tarafından idari para cezası verildiği, dolayısıyla mükerrerlik olduğundan idari para cezasının tümünün hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; davacı lehine mükerrer vekalet ücretine hükmedildiği, bu nedenle Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından savunma verilmemiş olup, davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının, esasa ilişkin kısmının onanması ve davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından Mart 2011 – Mayıs 2013 tarihlerini kapsayan dönemde abonelik fesih işlemlerinin süresinde gerçekleştirilmemesi nedeniyle davacı şirkete uygulanmış idari para cezası bulunmasına karşın, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından Aralık 2011-Mart 2014 tarihlerini kapsayan dönemde yapılan denetimde 574 sözleşmeye ilişkin abonelik hizmeti iptal talebinin ilgili mevzuatta belirlenen süre içerisinde gerçekleştirilmemesinin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle aynı Kanun’un 77. ve 78. maddeleri gereğince, zamanaşımı süreleri de gözetilerek, davacı şirket hakkında 108.200,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Ticaret Müdürlüğü’nün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın redde ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan inceleme;
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararlarda bulunacak hususlar” başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; aynı Kanun’un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinde; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemece yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı düzenlemesi yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) “kararın bozulması” başlıklı 49. maddesinin 5. fıkrasında, kararın kısmen onanması ve kısmen bozulması halinde kesinleşen kısmın Danıştay kararında belirtileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında da, kararın bozulması halinde yeniden karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin iptali yolundaki …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, 105 adet tüketici işlemi bakımından iptaline ilişkin kısmı ve bu kısma yönelik olarak hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmı Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi’nin 09/03/2017 tarih ve 2016/7827 Esas, 2017/1115 sayılı kararı ile onanması ve davalı idarenin karar düzeltme isteminin de reddedilmesi üzerine kesinleşmiştir.
Temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, sadece 436 adet tüketici işlemine ilişkin kısmı yönünden hüküm kurularak dava reddedildiğinden, sadece “ret” hükmü uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Oysa İdare Mahkemesince, davacı lehine de vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı uyarınca yalnızca davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mükerrer vekalet ücreti ödenmesine yol açacak nitelikte hüküm kurulan temyize konu Mahkeme kararının, davalı idare aleyhine … TL vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
3. Temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davalı idare aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.