Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11899 E. , 2021/2609 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11899
Karar No : 2021/2609
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- … İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığı ileri sürülerek hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/1,2,4,5,6,7,8,9,10 dönemleri tekerrür hükümleri uygulamalı vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlar ile tekerrür hükümleri uygulanmasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın tekerrür hükümlerine isabet eden kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin …’ndan alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlara ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde; mükellefin hırdavat malzemeleri toptan satışı faaliyetinde bulunmak üzere 11/04/2011 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği ve 20/10/2011 tarihinde işi bıraktığı, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden incelemenin tarh dosyası üzerinden yapıldığı, 10 cilt irsaliyeli fatura bastırdığı ve işletme defterinin noter tasdikli olduğu, mükellefin 25/03/2013 tarihi itibariyle 15.129,88-TL vergi borcu olduğu ve sadece 17,50-TL ödeme yapıldığı, mükellefe mal sattığı Bs Formlarından tespit edilen … Elektronik Limited Şirketi ile … ile ile karşıt inceleme yapılmak istenildiği halde adreslerinin sürekli kapalı olması nedeniyle incelemenin yapılamadığı, yine diğer firmaların Bs Formları üzerinden yapılan araştırmada 2011 yılında mükellefin 1.118 adet belge karşılığı 22.854.887,00-TL fatura düzenlediğinin tespit edildiği, 20/10/2011 tarihi itibariyle mükellefiyeti terkin edilmesine rağmen diğer firmaların Bs Formları üzerinden yapılan araştırmada 2012 yılında mükellefin 19 adet belge karşılığı 298.571,00-TL fatura düzenlediği, muhtasar beyanlarına göre işçi çalıştırmadığı, işyeri adresinde 12/04/2011 tarihinde yapılan yoklamada; işyerinin 30 m2 ve aylık kirasının 300,00-TL olduğu, işyerinde bir adet masa, dört katlı bir raf, telefon ve faaliyetine ilişkin çeşitli hırdavat malzemelerinin bulunduğu, mükellef tarafından …Noterliği onaylı … tarih, … sayılı vekaletname ile …, … ve … isimli kişileri vekil tayin ettiği, mükellef adına vekili … ‘nın verdiği … tarih ve … sayılı dilekçe ile mükellefin işi bıraktığı ve en son düzenlenen faturanın 20/11/2011 tarihli olduğunun bildirildiği, mükellefin ikametgah adresinde defter ve belge isteme yazısının annesi olduğunu beyan eden ancak imzadan imtina eden … nedeniyle muhtar nezdinde kapıya yapıştırma usulü ile tebliğ edildiği, 2011/Nisan-2011/Ekim dönemi katma değer vergisi matrahı toplamı 3.810.218,39-TL olduğu halde Bs Fromlarından tespit edilen tutarların çok yüksek olduğu, Ba-Bs analizlerine göre, mükellefin Ba ve Bs formlarını vermediği, iki firma tarafından mükellefe 248.750,00 TL satış beyan edildiği, bu firmalara ulaşılamadığı; 2011 yılında mükelleften 22.854.887,00 TL alış beyan edildiği, mükellefin faal olmadığı ve en son düzenlediğini beyan ettiği 20/11/2011 tarihinden sonrada 2011/Kasım döneminde 357.634,00-TL, 2011/Aralık döneminde 953.332,00-TL olmak üzere 2011 yılında 1.310.966,00-TL, 2012 yılında ise 298.571,00-TL fatura düzenlediği tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, mükellefin Ba/Bs formlarının uyumsuz olduğu, belirtilen ciroları yapacak ticari kapasite ve organizasyonunun (şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın kısmen kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararının anılan firma tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının …’tan alınan faturalar isabet eden cezalı tarhiyatlar ile tekerrür hükümlerine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …’ndan alınan faturalar isabet eden cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.