Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/2858 E. 2015/2968 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2858
KARAR NO : 2015/2968
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ : Yalova İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/11/2014
NUMARASI : 2014/227-2014/365

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından, davalı hakkında kira alacağının tahsili için 25/03/2014 tarihinde İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünde takip başlatılmış, borçlu itirazında takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yetkili icra müdürlüğünün Yalova İcra Müdürlüğü olduğunu belirtmiştir. Davalının yetki itirazında bulunması üzerine davacı alacaklı vekili, dosyanın yetkili Yalova İcra Müdürlüğüne görderilmesini talep etmiştir. Yalova 2. İcra Müdürlüğünün 2014/1646 esas sayılı dosyasında ise ödeme emri borçluya 29/04/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresinde borçlu tarafından yapılan bir itiraz olmadığından takip kesinleşmiştir. Borçlu tarafından yapılmış geçerli bir itiraz olmamasına ve takip kesinleşmesine rağmen davacı alacaklı tarafından İİK’nun 68.maddesi gereğince itirazın kaldırılması davası açıldığı görülmüştür. Bu durumda davacının itirazın kaldırılması davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak, davalıya gönderilen ve 29/04/2014 tarihinde tebliğ edilen örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emri ile borçluya 30 günlük süre verildiği anlaşılmıştır. İİK.nun 269/1 maddesi göndermesi ile Borçlar Kanunu’nun 260.maddesi gereğince 30 günlük ödeme süresinin dolması beklenmeden alacaklı icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunamaz. Alacaklı vekili tarafından 30 günlük ödeme süresi dolmadan 23/05/2014 tarihinde icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunulmuştur. Bu nedenle davacının tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.