Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/3692 E. 2015/28934 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3692
KARAR NO : 2015/28934
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

MAHKEMESİ : Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, yoldan geçen katılanın aracına taş atmak suretiyle araca zarar vererek mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmasına rağmen, alınan sağlık kurulu raporuna göre, sanığın, suç tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin ortadan kalkması nedeniyle cezai ehliyetinin bulunmadığının belirlenmiş olması karşısında, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır, alınan sağlık kurulu raporunun, hükme esas alınmaya yeter düzeyde olduğu dikkate alınarak, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiği gerekçesiyle bozma talep eden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında akıl hastalığı nedeniyle koruma ve tedavi altına alınmasına yönelik güvenlik tedbirine hükmedilmesine rağmen, yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi yerine kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 325/1. maddesine aykırı davranılmış ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.