Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12894 E. 2015/29720 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12894
KARAR NO : 2015/29720
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : Ünye Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan şirket yetkililerinin, Hürriyet Gazetesi’nin Ankara ekindeki “gayrimenkul teminatlarınıza anında kredi” şeklindeki ilanı görerek, gösterilen irtibat numarasını aradıkları, telefonu açan ve ismini Ç olarak söyleyen şahsın Halk Finans Şubesi olduklarını söyleyip katılan şirketten tapu ve ve kimlik fotokopilerini fakslamasını istediği, daha sonra Halk Finans Muhasebe servisinden aradığını söyleyip ismini C olarak veren şahsın bir kereliğine sanığın hesap numarasına 1.093,00 TL parayı yatırmaları halinde kredinin verileceğini söylediği, ardından tekrar arayan şahsın kredi onayının çıktığını, ilk taksit olan 1.500,00 TL parayı aynı hesaba yatırmaları halinde sözleşmenin imzalanacağının söylediği, katılan şirketin parayı yatırmasına rağmen sözleşme imzalamak için hiç kimsenin gelmediği, paranın yattığı hesap numarasından ulaşılan sanığın kim olduğunu ispat edemediği Halil İbrahim isimli Ankara ili Beypazarı ilçesinde bulunan şahsa her yıl fındık sattığını, o yıl da 5.000,00 TL bedelinde fındık satıp 2.500,00 TL para alabildiğini, ismi geçen şahsın kendisine katılan şirketten alacağı olduğunu, şirketten arayacak şahısların borcunu kapatacaklarını söylediğini, bir süre sonra katılan şirketten kendisini aradıklarını ve aynı gün, ilk önce 1.090,00 TL, daha sonra ise 1.500,00 TL parayı hesabına yatırdıklarını savunduğu somut olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının uzun süreli olduğu gözetilmeden kısa süreli olduğu gerekçesi ile TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Sanığın, denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının bildirilmemesi suretiyle TCK’nın 51/8. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesine ilişkin kısmın tamamen çıkartılıp yerine “ sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin birinci fıkrasının a,b,c,d,e bentlerinde belirtilen haklarından mahkum olduğu hapis cezasının infazının tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca yoksun bırakılmasına yer olmadığına” ibaresi yazılmak ve hüküm fıkrasına erteleme hükmünden sonra gelmek üzere; TCK’nın 51/8. maddesi gereğince “Denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılayacağına” cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.